Pozitif Enerjili Bir Evde Bina Yönetim Sistemi(*)
Tiberiu Catalina
Yardımcı Doçent,
Bükreş İnşaat Mühendisliği Teknik Üniversitesi
Andrei Stelian Bejan
PhD adayı
Romstal Akademisi
Traian Adrian Munteanu
Yazılım Mühendisi,
Donanım ve Yazılım Çözümleri SRL.
Catalin Lungu
PhD., Doçent,
Bükreş İnşaat Mühendisliği Teknik Üniversitesi
Bu makale, 2014 Solar Dekatlon’unda Romanya’yı temsil eden bir ev olan, EFdeN projesinde uygulanan aktif ve pasif stratejileri göstermektedir. Çalışma, projede uygulanan tüm sistemleri birbiriyle bütünleştiren ve en uygun (optimum) İç Çevre Kalitesini (Indoor Environment Quality (IEQ)) minimum enerji kullanarak sağlamak için tüm aktif ve pasif stratejileri ilişkilendiren Bina Yönetim Sistemleri (Building Management Systems (BMS)) mantığı sunumuna odaklanmıştır. Ses gürültü seviyesi, hava sıcaklığı, CO2 seviyeleri, nispi nem ve enerji tüketiminin deneysel ölçülerini kullanarak bu stratejilerin avantajlarının açık bir görünümünü elde etmek mümkün olmuştu. Bina Yönetim Sistemleriyle birleştirilerek tüm aktif ve pasif stratejilerin uygulanması mükemmel iç çevre kalitesi (IEQ) parametrelerinin elde edilmesi için son derece iyi kombinasyon olduğunu kanıtladı. İlave olarak, PV (Fotovoltaik) paneller kullanılarak elde edilen enerji kullanılan enerjiyi aştı, böylece EFdeN evi Pozitif Enerjili Bina olarak sınıflandırılabildi.
İnsanlık tarihinin en önemli Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansından, COP21, sonra [1], üye ülkeler dünyanın ortalama sıcaklık artışını, endüstri devrimi öncesi kaydedilen değerlerin üzerinde, 1,5°C değerinin altında olacak şekilde sınırlamak için ne gerekiyorsa yapılmasına karar verdi. WMO (World Meteorological Organization _Dünya Meteoroloji Örgütü) [2] 2015 yılında endüstri devrimi öncesi ortalama sıcaklık değerinin 1°C üzerinde olan kritik eşiğe ulaşıldığını vurgulamıştı, son dört yıl tarihteki en sıcak dönemdi ve 2019 kayıtlardaki 2. en sıcak yıldı. Son olarak, Avrupa Komisyonu’nun iklim ve enerji çerçeve çalışmasına göre [3] 2030’a kadar tüm Avrupa Birliği üye ülkelerinin en az sera gazı emisyonlarını %40 azaltması, yenilenebilir enerji payını %27’ye yükseltmesini ve enerji verimliliğinde %27’lik bir artış yapmaları gerektiğini belirtmişti. İlave olarak DEPB (Binaların Enerji Performansı hakkında 2010/31/EU sayılı Direktir) [4], 20120 yılında, yapılan tüm yeni binaların nZEB (hemen hemen Sıfır Enerji kullanan Bina) olması gerektiğinden söz etmektedir.
Tüm bu alarm sinyallerini ve ileri sürülen tezleri dikkate alarak, bu hedeflere ulaşmak ve küresel ısınmanın yıkıcı etkisini önlemek için enerjiyi verimli kullanan yüksek verimli ve beklenildiği şekilde görev yapabilen malzemelerden yapılmış sürdürülebilir binalar yapılması zorunludur. [8]. İlave olarak, evsel kullanımda en önemli tüketiciler olan ısıtma, soğutma ve havalandırma için enerji tüketimini azaltmada yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan akıllı sistemlerin kullanılması çok önemlidir.
(*)Not: Bu makale The Rehva European HVAC Journal Dergisi Aralık 2020 sayısından alınmıştır.





