Yeşil Kentsel Dönüşüm Çok mu Zor?

20 Ekim 2016 | HABER
39. Sayı (Eylül-Ekim 2016)

Emre Ilıcalı Altensis Kurucu Ortağı

Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinin hız kazandığı günümüzde, depreme dayanıklı yapılaşmanın yanında daha sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip, enerji verimliliğini ön planda tutan, ekoloji ve habitatı koruyan, çevreye yaptığı olumsuz etkilerin en aza indiği mahalle ve kentsel alanların tasarlanıp yapılması büyük önem taşımaktadır. Zira yeni oluşacak bu kentlerde insanlar belki yüzlerce yıl yaşayacaktır. Ayrıca ekonomik olarak, yeşil dönüşümün getireceği fayda hesaplandığında, sadece enerji verimliliğine yönelik yapılacak çalışmalar sonucunda, kentsel dönüşüm kapsamında tüm binaların uluslararası standartlarda enerji verimli olması durumunda önümüzdeki yıllar içerisinde yaklaşık senelik 3 milyar dolarlık bir enerji tasarrufu elde edilebilir. Bu da Türkiye’nin yıllık cari açığının yaklaşık yüzde 10’u civarında olup, kentsel dönüşüm süreci için bir ek finansman niteliğindedir. Ayrıca buna ek olarak Yeşil Bina ve kentlerde artan insan yaşam kalitesi ile ortaya çıkacak verimlilik ve üretkenlik hesaplandığında, yeşil dönüşümün önemi daha da iyi anlaşılacaktır.

Kent Yaşamındaki Sorunlara Çözümler
“Yeşil Bina” ve “Yeşil Kentler”in oluşturulmasında kullanılan kriterler, günümüz şehirlerine özgü problemlerin birçoğuna cevap verecek şekilde geliştirilmektedir. Bunlardan bazıları incelendiğinde:

1.    Ulaşım sorunları: Günümüzde modern kentlerin en önemli sorunları sıralamasında “ulaşım” her zaman ilk sıralarda yer almaktadır. Yaşanan ulaşım sorunun öncelikle planlama sorunu olduğu, bugün herkes tarafından kabul edilmektedir. Özellikle makro ölçekte yapılacak kentsel planlamada, yeni yapılacak kentsel alanların toplu taşımaya olan yakınlığı, kompakt tasarım kriterleri kapsamında bina kullanıcılarının araba kullanma ihtiyacı duymadan birçok sosyal imkana yürüyerek erişebilmeleri ve düşük emisyonlu ve/veya alternatif ulaşım araçlarının (bisiklet, elektrikli araçlar vb.) yaygınlaştırılması için bunlara ait altyapıların tamamlanması gibi konular ön plana çıkmaktadır. Hem bina ölçeğinde hem de kentsel alan ölçeğinde bu stratejilerin uygulanması ile bireysel fosil yakıtlı araç kullanımının sınırlandırılması ve bu sayede trafik sorununa bir çözüm getirilirken, ulaştırma kaynaklı karbon emisyonlarının azalması öngörülmektedir.

2.    Yeşil alanların azalması, betonlaşma ve altyapı sorunları: Kentleşme sonucu ortaya çıkan binalar ve bunlara bağlı altyapı, iyi planlanmadığı takdirde betonlaşma oranını artırmakta, yeşil alanları ise azaltmaktadır. Bu durumda hem insan yaşamında önemli bir yeri olan doğayla etkileşim giderek azalmakta, bitki ve hayvan türlerinin azalmasıyla biyoçeşitlilik kaybolmakta ve yeşil alanların pozitif etkileri olan yağmur sularının emilimi ve aşırı ısınmanın engellenmesi gibi konularda sorunlar artmaktadır. Özellikle yeşil alanların azalması ve beton yüzeylerin artması, ciddi şebeke sorunları oluşturmakta, şiddetli yağmur durumlarında yapılaşmanın yoğun olduğu şehir bölgelerinde seller, su baskınları can ve mal kayıpları olmaktadır.

3.    Su kaynaklarının etkin kullanımı: Günümüzde tatlı su kaynaklarının giderek azalması, artan nüfusla birlikte gelecekte suya ulaşımın öneminin giderek artacağını göstermektedir. Türkiye yıllık kişi başına düşen 1430 m3 su miktarı ile su kaynakları açısından fakir ülkeler arasında yer almaktadır. Giderek artan nüfus bu kaynakların verimli ve etkin kullanımını gerektirmektedir.  Yeşil Binalar, verimli su armatürleri, gri su, yağmur suyu gibi alternatif su kaynaklarının geri kazanımı gibi yöntemler ile suyun daha efektif kullanılmasını sağlamaktadır. Bu sayede standart binalara oranla yüzde 10 ila 45 arasında su verimliliği sağlanmaktadır. Ayrıca suyun tekrar geri kazanımı sayesinde de şebekeye olan yükler en aza indirilmektedir.

4.    Enerji sorunları: Enerji güvenliği ve yüksek enerji maliyetleri günümüz modern kent yaşamında gerek ekonomik anlamda, gerekse çevresel anlamda birçok problemi beraberinde getirmektedir. Yeşil Binalarda enerji verimliliğine yönelik birçok konu incelenmektedir. Bu kapsamda verimli bina iklimlendirme sistemleri, aydınlatma sistemleri, ısı yalıtımı, enerji otomasyonu gibi konular ön plana çıkmaktadır. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesiyle zararlı emisyonların önlenmesi planlanmaktadır. Bu da ekonomik açıdan enerji maliyetlerinin azalmasını sağlamakta, ayrıca hava kirliliğinin ve küresel ısınmanın azaltılması yönünde önemli bir adım oluşturmaktadır. Bu konular kentsel dönüşüm sürecinde ilgili şartname ve yönetmeliklere konularak zorunlu hale getirilmelidir. Ayrıca Bina Enerji Kimlik Belgesi kullanımındaki sorunlar çözülerek hızla farkındalık artırılmalıdır. Enerji verimliliği sadece özel sektörün gönüllülük esasına bırakılmayacak kadar önemli, kamu tarafından regülasyonlara tabi tutulması ve düzenli kontrol edilmesi  gereken  bir konudur.

5.    Yaşam kalitesi: Günümüzde kentlerde yaşayan insanların hayatının ortalama yaklaşık yüzde 90’ı binalarda geçmektedir. Binaların tasarımında konfor ve sağlığa yönelik öğelerin düşünülmesi ve binaların bu kriterlere göre inşa edilmesi ile oluşacak sağlıklı ve konforlu ortamlar, beraberinde yaşam kalitesinin ve üretkenliğin artmasını sağlayacaktır. Yeşil Binalar ve kentlerin tasarımında, insan sağlığına ve konforuna yönelik birçok konu standart olarak vardır. Bu sayede bu binalarda yaşayan ve çalışan insanların, günışığından daha çok faydalanması, taze havayı daha çok alması, zararlı kimyasallara daha az maruz kalması, daha aydınlık ve az gürültülü alanların ortaya çıkması gibi iç yaşam kalitesini arttırıcı konular hedeflenmektedir. Ayrıca kentlerde kişi başına düşen yeşil alan miktarının o kentlerin yaşam kalitesini ciddi oranda etkilediği belirtilmektedir. Bahsi geçen oran İstanbul’da kişi başın 6 m2 civarındayken, Viyana’da 125 m2, Stockholm’de 87 m2, Londra’da 25 m2dir. Dünya Sağlık Örgütü kişi başına yeşil alan oranının minimum 9 m2 olması gerektiğini belirtmektedir.
Özellikle ülkemizde acilen tamamlanması gereken bir kentsel dönüşüm sürecinde zaman kazanmak adına, konuları geniş kapsamda inceleyen, uluslararası standartları ve iyi uygulama örneklerini içeren uluslararası değerlendirme ve denetleme sistemleri kullanılarak özellikle makro ölçekli kentsel dönüşüm projelerinde çözümler acilen üretilmelidir. Bunlar arasında LEED NeighbourHood Development (LEED-ND) ve BREEAM Communities sistemleri en önemli kaynaklardır.

Bu kapsamda yeni geliştirilecek veya dönüştürülecek mahalle ya da kentsel alan süreci ekonomik, sosyal ve kültürel boyutları ile ele alınmaktadır. Yeni binaların yapısal olarak iyileştirilmesine ek olarak, içinde yaşayanların ve kullananların sağlığı ve konforu, sosyal donatılar, kamu kuruluşları ve eğitim birimleri ile bağlantıları ve yeşil alanların artırılması ve varolanların korunması gibi o bölgenin yapısal ve ekolojik olarak kalkınmasına yönelik strateji ve yöntemler uygulanması önerilmektedir.
Kentsel dönüşüm süreciyle birlikte makro ölçekte bir değişime girecek olan büyük kentlerde, Yeşil Bina ve yerleşim alanı değerlendirme sistemlerinin gerekliliklerinin uygulanmasıyla oluşturulacak sürdürülebilir yaşam alanları, insan yaşam kalitesine yönelik toplam faydayı görmek adına önemli birer adım olacaktır. Bu sayede bu bölgelerde yaşayanlar için kalite, çevresel ve ekonomik getiriler sağlanırken, bu alanları geliştiren yatırımcılar için yeni ve sürdürülebilir ticari araçlar ortaya çıkacaktır.

Özellikle günümüzde yaşanan en büyük problemlerin azaltılması yönünde, bir taraftan kaliteli konut ihtiyacına cevap verirken, bir yandan çarpık ve yoğun kentleşmenin getirdiği altyapı eksiklikleri en aza indirilecektir. Tüm Bu hedef doğrultusunda çevre dostu projeler desteklenmeli,  bunların geliştirilmesi ve teşvik edilmesi adına yeni finansman araçları ve/veya bürokratik kolaylıklar sağlanmalıdır. Halihazırda 6306 sayılı kentsel dönüşüm olarak bilinen kanun ve ilgili mevzuat kapsamında yeşil alanların artırılması, enerji verimli binalara ek faiz desteği verilmesi gibi teşvik mekanizmaları bulunsa da, bunlar bu konunun bir üst kademeye yayılması için maalesef yeterli değildir. Bu kapsamda yeni kalkınma planları kapsamında daha hedefe yönelik, nakdi ve ayni yardımlar ve teşvik araçları oluşturulmalıdır.

Ayrıca bu uygulamalara ait bürokratik adımlar en aza indirilmeli, süreçler mümkün olduğunca hızlandırılmalıdır. Zira kentleşme oranının her geçen gün arttığı bir dünyada, sürdürülebilir ve yeşil kentlere yapılacak bir yatırım, aslında o ülkenin kendi doğal kaynaklarına, doğasına ve de en önemlisi insanına yapılacak bir yatırım olacaktır.

 

İlginizi çekebilir...

Plakası 26, Hedefi Gelecek: "2026 Eskişehir Yılı"

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hayata geçirdiği "2026 Eskişehir Yılı" yaklaşımı, kenti yalnızca yeni projelerle değil; birlik, daya...
21 Ocak 2026

Ödüller Hazır. Törenle Sahiplerine Takdim Edilmeyi Bekliyor

Bu yıl 22. Kez sahibini bulacak, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri ile 14. Kez sahibini bulacak Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri için hazırlıklar tamam....
12 Ocak 2026

Sektörel Yayıncılar Derneği 2026 Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

Sektörel Yayıncılar Derneği (SEYAD), 2026 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı 10 Ocak 2026 tarihinde dernek merkezinde gerçekleştirdi. Genel Kur...
11 Ocak 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,828 sn