Binalara Yeşil İnşaat Malzemeleri Geliyor

26 Ağustos 2011 | HABER
8. Sayı (Temmuz - Ağustos 2011)

Frost&Sullivan’ın “İnşaat Malzemeleri Endüstrisinin Stratejik Gelişimi” başlıklı analizine göre enerji kullanımının azaltılması ve inşaat malzemeleri sektöründe yaşanan materyal teknolojisinin gelişmesine paralel olarak çevreci faydaların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar, beraberinde yeni fırsatları da getiriyor. Özellikle çok işlevli özellikler taşıyan inşaat malzemeleri yakın gelecekte sektörde anahtar rol oynayacak.
Dünyanın önde gelen Growth Consultancy&Research (Büyüme Danışmanlığı ve Araştırma) kuruluşlarından Frost&Sullivan’ın “İnşaat Malzemeleri Endüstrisinin Stratejik Gelişimi” başlıklı analizi, enerji tasarrufu, enerjiyi verimli kullanma, karbon azaltımına yönelik küresel faaliyetler ve çevre ile uyumlu sanayileşme politikalarına paralel olarak inşaat malzemeleri sektöründe yaşanan ve giderek daha da önem kazanmaya başlayacak olan gelişmeleri masaya yatırıyor.  

Atıklar inşaat malzemesi olacak
Çevreye etkisi düşük hammaddeler için yükselen küresel talep, atıkların azaltılmasına yönelik bir çalışmayı beraberinde getiriyor. Buna paralel olarak endüstriyel atıklar artık inşaat malzemeleri için hammaddelere dönüşüyor ve geleneksel hammaddelere alternatif olarak yüksek performanslı malzemelerin birleşimi kullanılmaya başlanıyor. Çevreye yönelik bilincin ve politikaların yaygınlık kazanmasına bağlı olarak inşaat uygulamalarında da yeni malzemelerin geliştirilmesinde önemli bir artış gözleniyor.

Yaşanabilir çevre standartları ve enerji verimlilik ölçümleri modern tasarım ve ürün seçiminde etkili olurken, gerek bakım maliyetlerinde gerekse karbon salımı ve elektriğin optimal kullanımda ciddi bir azalma sağlanıyor. Özellikle uluslararası Yeşil Bina sertifikasyon sistemi Enerji ve Çevresel Tasarımda Liderlik (Leadership in Energy & Environmental Design - LEED) kriterleri ve diğer ilgili Yeşil Bina puantaj sistemleri sayesinde dikkat çekici bir gelişmenin başladığı gözleniyor.

Çok işlevli yeni yapı malzemeleri
Yapılar için daha yüksek enerji verimliliği ihtiyacının inşaat malzemeleri endüstrisinde öncü rol oynadığını belirten Frost&Sullivan Teknik İnceleme Endüstri Analisti Rajaram Vijayan, tüketicilerin bölmeli binalara talebinde enerji tasarrufu ve çevresel faydanın yanı sıra hükümetler tarafından sağlanan çeşitli sübvansiyonlara bağlı olarak da artış sağlandığını vurguluyor.
Çevreci yapı teknolojisinde görülen olumlu gelişmeler, gelecek döneme ilişkin bazı güçlükleri de içeriyor. Üretim süreçleri yüksek enerji gerektirirken cam, çimento, çelik ve kompozitler gibi ürünlerde üretim maliyetleri bir sorun olarak duruyor. Halihazırda inşaat malzemeleri alanı yüksek maliyetli bir alan olduğu için üreticiler atık azaltım teknolojisi ve verimli atık dönüşümü yoluyla çok işlevli malzemelerin geliştirilmesine odaklanmış durumda bulunuyor. Analiz, yeni inşaat malzemelerinin tasarımının bakım ve onarım maliyetlerinin düşüklüğü ile anlamlı olacağını ortaya koyuyor. Bunun için üreticilerin maliyetleri düşürebilmesi ve yüksek performanslı ürünleri geliştirmeleri gerekiyor. Bu noktada yapılarda “Yaşam Döngüsü” olgusu önem kazanıyor. Yapıların yaşam döngüsü çalışmalarına göre ısıtma, soğutma, su, elektrik ve mekanik tesisat, tamir bakım vb. işler verimlilik düşüşünde en önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla en düşük enerji düzeyinde sabitlenebilmek için optimum kaynak yönetimi sağlanması gerekiyor.    

Yeşil Bina yeni ve büyük iş fırsatları sunuyor
Öte yandan Frost&Sullivan Teknik Analisti Vijayan’a göre çimento teknolojisi yüksek hacimli bir endüstri olarak her yıl milyonlarca ton farklı yakıt ve hammadde kullanıyor. Böylece yüksek oranda karbondioksit emisyonu oluşturuyor. Sonuç olarak üretim aşamasında küçük değişikliklerin bile olumsuz çevresel etkileri azaltmak için büyük farklar yaratacağı öngörülüyor. Örneğin çevresel yarar bakımından çimento cürufları beton kullanımı açısından karbondioksit, uçucu kül ve benzerleri endüstiyel atıklarla değiştirilebilir. Araştırmalar bu miktarlarda yedek ürünlerin ticari yönünü optimize etmenin ve maliyet açısından rekabetçi bir endüstri yaratmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Analiz ayrıca, geleneksel üretim faaliyetlerinde işe insan gücüyle bağımlı olmayı azaltmak için otomasyon üretim süreçlerinin uygulanması noktasında da devasa bir potansiyelin mevcut olduğunu belirliyor.
 

İlginizi çekebilir...

Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil; iş sürekliliği için bugünün iş gündemi

İsveç Ticaret Merkezi Derneği, Dünya Çevre Günü'nü gerçekleştirdiği özel bir etkinlikle kutladı. Yeşil dönüşümün iş dünyasına etkisini uzman konuk...
8 Haziran 2026

Mapei sürdürülebilir kent buluşmaları Ankara'da 12. kez gerçekleşti

Mapei'nin Türkiye genelinde sürdürdüğü "Sürdürülebilir Kent Buluşmaları" serisinin 12'ncisi Ankara'da gerçekleştirildi. Sektörün...
6 Mayıs 2026

Plakası 26, Hedefi Gelecek: "2026 Eskişehir Yılı"

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hayata geçirdiği "2026 Eskişehir Yılı" yaklaşımı, kenti yalnızca yeni projelerle değil; birlik, daya...
21 Ocak 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,473 sn