E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

LEED Gold Sertifikalı North Carolina Üniversitesi Genom Bilimleri Binası

LEED Gold Sertifikalı North Carolina Üniversitesi Genom Bilimleri Binası

19 Aralık 2014 Cuma / 10:40 | YEŞİL BİNA
28. Sayı (Kasım-Aralık 2014)

North Carolina Üniversitesi’nin Chapel Hill kampüsünde bulunan Genom Bilimleri Binası, 
ışık ve su üzerine kurulu tasarımıyla dikkat çekiyor. 
Her binanın tasarım ve inşaatı problem çözümlerini içerir. Enerjiyi yoğun olarak kullanan bu laboratuvar, sürdürülebilirlik hedeflediğinde ise kendine özgü birçok yeni zorluk ortaya çıkartıyor. Ayrıca laboratuvar binası yaya trafiği ve sel suyu problemleri olan daha büyük bir oluşumun tam ortasında yer alıyor. Bu nedenle tek bir binanın estetik ve performans kaygılarından çok daha ileri problemlerle yüzleşiyor...
Skidmore, Owings&Merrill (SOM) Chicago ofisinin mimarları, North Carolina Üniversitesi Chapel Hill Kampüsü’nün ana planı ve iddialı Genom Bilimleri Binası üzerine çalışmaya başladıklarında bu sorunlarla yüzleştiler. 


21.000 m2 alana sahip laboratuvar, Ekim 2012’de kullanıma açıldı. Biyologları, kimyagerleri ve tıp okulunu biraraya getiren laboratuvarın tasarımı, disiplinler arası araştırma ruhunu ortaya koyuyor. Mekanik alan hariç bina alanının üçte ikisi farklı tip laboratuvarlardan oluşuyor. Sekiz katlı binanın en üst katında ıslak ve kuru laboratuvarlar, üç farklı cam ve betondan oluşan kapsül içinde bulunuyor. Bu sayede araştırmacılar farklı araştırmalar arasında rahatlıkla gidip gelebiliyorlar. Bitki ergonomiğiyle ilgili yapılan çalışmalar için çatıda 25 metreye 65 metre büyüklüğünde camdan bir sera yer alıyor. 
      
En yüksek enerji tüketimine sahip laboratuvar ekipmanı ise ıslak laboratuvarlarda bulunan davlumbazlar. Özellikle L şeklindeki planın ortasında bulunan ve yüksek yoğunlukla kullanılan laboratuvarda büyük bir davlumbaz bulunuyor. Atıkları araştırma alanından uzaklaştırmak için gereken havalandırma çok yüksek miktarda enerji harcıyor. SOM Direktörü Peter Van Vechten bu konuda, “Binada, bir ofisteki gibi hava devir daimi yapamıyorsunuz. Atılan havanın ısısını geri kazanan mekanik stratejiler uygulansa da havayı atmak için harcanan enerji boşa gidiyor” diyor.


Davlumbazların yüksek enerji tüketimini telafi etmek için SOM, laboratuvarlarda ve sınıf, ofis, konferans salonu gibi diğer mekanlarda birçok sürdürülebilir strateji uygulamış. Dünyada ilk defa soğuk kiriş (chilled beam) sistemi bu laboratuvarlarda kullanılmış. Soğuk kiriş sistemi hava üflemek yerine su pompalandığı için verimlilik sağlıyor. Bu verimli ısıtma-soğutma sistemi bilgisayarlarla donatılmış kuru laboratuvarlarda da kullanılıyor. Ayrıca bu laboratuvarlarda yüksek verimli ekranlar ve az ısı yayan bilgisayarlar kullanılması, ıslak laboratuvarlara kıyasla tasarımı kolaylaştırıyor. 


Kuru laboratuvarlar, sunucu için geniş ve esnek bir alana ihtiyaç duyuyordu. North Carolina Üniversitesi’nin geleneksel Georgia mimarisi ile harmanlanmış bodrum katında bulunan bu özel sunucu alanı, sağlam bir raf sistemi ile destekleniyor. Şu an için yarısından daha az dolu olan bu alan, gelecekte ihtiyaç duyulacak bilgisayarlar için genişleme olanağı tanıyor. Yükseltilmiş döşeme ile de bu alanda verimli bir soğutma sağlanıyor.


Alt katlardaki bazı eğitim, mekanik ve destek alanları hariç binanın bütün yaşam alanları, zeminden tavana camlar sayesinde gün ışığıyla doluyor. “Bu tip binalar genelde çok içe dönüktürler, fakat bu bina kendisini dışarıya açıyor ve günün her saati keyifli alanlar yaratıyor” diyor Van Vechten. Yüksek performanslı camlar, noktalı emaye desenlerine sahip. Dış cephedeki dikey kolonlar güneşi engelleyerek solar ısı kazanımını azaltıyor. Çatıda bir gölgeleme elemanı serada bulunan bitkileri koruyor. LED armatürler ise bulutlu havalarda destekleyici aydınlatma sağlıyor. 


Kampüs planının bir parçası olarak geliştirilen bu alan, alçak olmasından dolayı sel önleme için ideal bir konuma sahip. Ayrıca Kenan Memorial Stadyumu’na bağlanan ve yoğun bir yaya yolunun parçası olan alanda, yaya trafiği için çözümler üretilmiş. SOM, konutları, tıp ve lisans kampüsünü yeni binanın altından ve içinden geçerek bağlayan birçok yol tasarlamış. Binanın önünde buluşma meydanı, tören merdivenleri ve kafe alanını içeren bir park tasarlanmış. Bu parkın altında ise sel ve yağmur suyunu toplayan 1500 m3 hacminde bir su tankı bulunuyor. Bu tank, laboratuvara, stadyuma ve peyzaj sulamaya destek oluyor. Üniversitenin proje yönetim direktörü olan Masaya Konishi, “1500 m3 kapasiteli sel yönetim sistemi kampüsün sel sorununu çözdü ve benzer büyüklükte standart bir binaya göre yüzde 72 su verimliliği sağladı” diyor.


Gün ışığı ve su yönetimi Genom Bilimleri Binası’nın LEED Gold almasında önemli bir rol oynamış. Yine de SOM’un en büyük başarısı, kullanıcıların çabalarını toplumla iletişime geçiren ve disiplinler arası araştırmayı aktif olarak destekleyen bir tasarım yaratmış olması.


Genom Bilimleri Binası’nın LEED Gold sertifikası 
almasında gün ışığı ve su yönetimi önemli bir rol oynamış...
 


İlginizi çekebilir...

Yüksek Performanslı Bir Yeşil Bina: İzmir Ticaret Odası Yeni Hizmet Binası

Yüksek performanslı yeşil binaların yaşam döngüsü, bina duvarlarını aşan, şehir planlamasını, toplumu ve saha planlamasını içeren genis kapsamlı, bina...
24 Ekim 2018 Çarşamba / 15:06

LEED Gold Sertifikalı BASF Merkez Ofisi

Sürdürülebilir strateji ve çözümlerin uygulandığı BASF Merkez Ofisi'nde birçok çevre dostu özellik proje tasarımına ve inşaatına entegre edilmiş....
4 Temmuz 2018 Çarşamba / 21:56

Çanakkale'nin 'Yeşil' Belediye Binasının İnşaatı Devam Ediyor

Türkiye'nin yarışma yoluyla seçilmiş ilk yeşil yerel yönetim binası Çanakkale'de yükseliyor....
4 Temmuz 2018 Çarşamba / 21:36

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.