E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
DOĞAL ENERJİ
ALTENSİS
VIESSMANN

Yeşil Kampüs Uygulaması: Kampüs Atıksularının Sulama Amacıyla Yeniden Kullanımı

Yeşil Kampüs Uygulaması: Kampüs Atıksularının Sulama Amacıyla Yeniden Kullanımı

30 Aralık 2017 Cumartesi / 17:19 | MAKALE
46. Sayı (Kasım-Aralık 2017)
510 kez okundu

Prof. Dr. Ayşe Filibeli / Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü
Prof. Dr. Nurdan Büyükkamacı / Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü
Prof. Dr. Azize Ayol / Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü

1. GİRİŞ

Türkiye’de ortalama su kaynakları potansiyeli 501 milyar m3/yıl, brüt toplam yenilenebilir yüzeysel su potansiyeli 234 milyar m3/yıl olarak verilmektedir. Mevcut ekonomik ve teknolojik imkanlar çerçevesinde bu miktar 112 milyar m3/yıl olarak değerlendirilmektedir. Bu miktarın yaklaşık 40 milyar m3ü kullanıma açılmış olup, bu suyun yüzde 74’ü sulama sektöründe, yüzde 15’i içme ve kullanma suyu olarak ve yüzde 11’i sanayide kullanılmaktadır. Gelecek 25 yılda su tüketim değerlerinin yaklaşık üç katına çıkması beklenmektedir.

Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8.000 m3ten fazla olan ülkeler “su zengini” olarak sınıflandırılmaktadır. Kişi başına düşen tatlı su miktarı yıllık 2000-8000 m3 arasında ise “Suyun yeterli olduğu ülke”, 1000-2000 m3 arasında “Su baskısı/su kısıtı”, 1000 m3 altına inmiş ise “Su fakiri” olduğu kabul edilmektedir. Ülkemizde kişi başına düşen, teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir yıllık su miktarı 1500-1735 m3 civarında olup, ülkemiz su baskısı/su kısıtı yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. 2030 yılında Türkiye nüfusunun 100 milyon olacağı tahminiyle ve mevcut kaynakların korunacağı kabul edilerek, kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 1000 m3ün altına düşebileceği öngörülmektedir (DSİ, 2014; DSİ, 2009a; DSİ, 2009b; TÜSİAD, 2008).

Sürdürülebilir su yönetimi açısından, kaynakları etkin kullanmak üzere yerleşim alanlarında oluşan evsel nitelikli atıksuların uygun arıtma prosesleriyle arıtılarak, sulama suyu gibi farklı amaçlarla yeniden kullanımına yönelik yapılan araştırmalar son yıllarda hız kazanmıştır. Bu kapsamda, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Yerleşkesi’nde oluşan evsel nitelikli atıksuyun kampüs alanının yeşil alan sulama suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak arıtılarak değerlendirilmesi, hem kaynakların yararlı kullanımı hem de üniversitenin çevreye olan duyarlılığını gösterme anlamında büyük bir kazanım olacaktır. Bu çalışma kapsamında, mevcut uygulama olan kampüste oluşan evsel nitelikli atıksuların belediyeye ait kanalizasyon sistemine doğrudan verilmesi yerine, en uygun arıtma prosesleri ile arıtılarak, en az sulama suyu kalitesi kriterlerini sağlayacak düzeyde arıtılmış su elde edilmesi ve bu suyun kampüs alanında sulama suyu amacıyla kullanılabilirliğinin araştırılması, bunu sağlayacak arıtma sistemi olarak membran biyoreaktör sisteminin kullanılabilirliği değerlendirilecektir.

2. ARITILMIŞ ATIKSULARIN YENİ DEN KULANIM POTANSİYELİ

Suyun yeniden kullanımı, arıtılmış evsel/kentsel ve endüstriyel nitelikli atıksu kaynaklarının sulama ve benzeri amaçlarla yeniden değerlendirilmesi anlamını taşımaktadır. Geri kazanılmış suların en çok kullanıldığı yerler tarımsal sulama, yüzeysel sulama alanları (park, bahçe, yeşil alanlar vb.), yeraltısuyu beslemesidir. Kurak bölgelerin çoğunda sulama suyu ihtiyacının yüzde 70 ile 90’ı geri kazanılmış sulardan sağlanmaktadır. Geri kazanılmış atıksular, kaliteli su gerektirmeyen yerlerde içme suyu niteliğindeki suyun yerine tercih edilmektedir. 

Atıksuyun yeniden kullanılması amacıyla uygulanan sistemlerde ya biyolojik arıtmadan çıkan suyun özelliklerini iyileştirme yoluna gidilir; ya da kullanıma uygun hale getirmek üzere gerekli ilave arıtma kademelerinden geçirilir. Bu arıtma kademeleri de çoğu kez ileri arıtma yöntemleridir (Asano, 1999, Teijon vd.,2010; Prieto vd., 2013).

Biyolojik arıtmadan çıkan suyun kalitesinin iyi olması, sonrasında yapılacak ek arıtma sistemlerini basitleştirecek ve buna bağlı olarak yatırım ve işletme masraflarını azaltacaktır. Çıkış suyu kalitesi iyi olan bir ileri biyolojik arıtma işlemini takiben yapılan dezenfeksiyon işlemi, arıtılmış atıksuların tarımsal sulama ve diğer kullanım amaçları için genellikle yeterli olmaktadır. Ham atıksu ve farklı arıtma prosesleri çıkış suyu kalitesi değerleri Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği’nde verilmiştir (Tablo 1). İleri arıtma tekniklerinin uygulanması ile klasik biyolojik arıtma proseslerine göre daha iyi kalitede su elde edilmektedir. Uygulama alanına göre uygun proses seçimi ile istenilen çıkış suyu kalitesi sağlanabilir.

Ülkemizde evsel/kentsel atık suların toplanması ve arıtılması belediyelerin sorumluluğu altındadır. 2016 yılına ait TÜİK’e ait belediye atıksu istatistiklerine göre, Türkiye genelinde mevcut 1397 belediyenin 1338’inde kanalizasyon şebekesi bulunmaktadır ve kanalizasyon şebekeleri ile toplanan atıksu miktarı yaklaşık 4.5 milyar m3/yıl’dır. 2016 yılı itibariyle kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusunun Türkiye nüfusu içindeki payı %84, toplam belediye nüfusu içindeki payı ise %90’dır. Atıksu arıtma tesisleri ile hizmet verilen belediye nüfusunun oranı ise Türkiye nüfusu içinde %70, toplam belediye nüfusu içinde %75 olarak belirlenmiştir. Belediyelere ait 881 adet evsel/kentsel atık su arıtma tesisinde 2016 yılında arıtılan toplam atıksu miktarı yaklaşık 3.8 milyar m3/yıl’dır. Kanalizasyon şebekesinden deşarj edilen suların %85.7’si arıtılmaktadır. Mevcut atıksu arıtma tesislerinin 55’inde fiziksel arıtma, 492 tanesinde biyolojik arıtma, 135 tanesinde ileri arıtma ve 199 tanesinde ise doğal arıtma işlemleri yapılmaktadır. 2016 yılı TÜİK verilerine göre, kanalizasyon şebekeleri ile toplanan 4.5 milyar m3/yıl atık suyun %44,5'i ileri arıtma, %31,6'sı biyolojik, %23,6'sı fiziksel ve %0,3’ü doğal arıtma işlemlerinden geçirildikten sonra alıcı ortamlara deşarj edilmektedir. Arıtılan atıksuyun yaklaşık %44,9’u denize, %45’i akarsulara, %2’si baraja, %1,4’ü göl-gölete, %0,37’si araziye ve %6,4’ü diğer alıcı ortamlara deşarj edilmektedir. Kanalizasyon şebekesi ile deşarj edilen atıksu miktarı kişi başına 183 L/kişi.gün mertebesindedir. Üç büyük şehirde ise bu değer, İstanbul için 226 L/kişi.gün, Ankara için 162 L/kişi.gün litre, İzmir için 195 L/kişi.gün’dür (TÜİK, 2016).Ülkemizde kısıtlı olan temiz su kaynaklarının korunması için yenilenebilir kaynak niteliğindeki atıksu arıtma tesisi çıkış sularının geri kazanımı ve yeniden kullanımı önemli bir potansiyele sahiptir. Kanalizasyon sistemi ile toplanan atıksular çeşitli arıtma işlemlerinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilmektedir. Özellikle temiz su kaynaklarının kısıtlı olduğu bölgelerimizde atıksu kaynaklarının alıcı ortama deşarj edilmeden önce mutlaka değerlendirilmesi düşünülmelidir. Su kaynaklarının içme ve kullanma suyu temini, sulama, ulaşım, rekreasyon gibi değişik amaçlarla sürdürülebilir kullanımı öngörülmelidir.

3. ÖRNEK ÇALIŞMA

3.1. Çalışma Sahası

Dokuz Eylül Üniversitesi çok farklı yerleşim birimlerinde eğitim vermektedir ve İzmir’de dört ana kampüs alanından en büyüğü Buca Tınaztepe Kampüsü’dür. Bu kampüs alanı içerisinde Denizcilik, Edebiyat, Fen, Hukuk, İşletme, Mimarlık ve Mühendislik Fakülteleri ile Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Enstitüleri faaliyet göstermektedir. 

Tınaztepe Kampüsü’nde yaklaşık olarak 25 bin öğrenci ve 1500 çalışan bulunmaktadır. Bu kampüste oluşan atıksular doğrudan kanalizasyon sistemine bağlanmaktadır.

3.2. Atıksu Debi Ölçüm Yöntemi

Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Yerleşkesi’nde oluşan atıksu miktarı, mevcut kanalizasyon sistemi üzerinde belirlenen noktalarda debi ölçümleriyle ve kampüs nüfusuna ait su tüketim değerlerine göre belirlenmiştir.

Debi ölçümlerinde Hach marka SIGMA SD 900 model portatif tipte debi ölçümü ve numune alma cihazı kullanılmıştır. Debi ölçümleri tanımlanan kanal kesitine bağlı olarak, kanaldaki su yüksekliği ve hızın bir fonksiyonu olarak cihaza kaydedilmektedir.

DEÜ Rektörlüğü ilgili biriminden kampüste bulunan Fakülte, Enstitü, Sosyal Tesisler vb. birimlere ait öğrenci ve personel sayıları temin edilmiştir. Bu sayılar baz alınarak, su ihtiyacı ve oluşan atıksu miktarı hesaplanmıştır. Bu hesaplamalarda, personel için günlük su tüketimi 30 L/N.gün, öğrenci için ise 50 L/N.gün değerleri kabul edilmiştir.

3.3.Yapılan Analizler

Debi ölçümleri ile eş zamanlı olarak numune alma noktalarından 2 saatlik kompozit atıksu örnekleri alınmıştır. Karakterizasyon çalışmalarında Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ5), Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ), Çözünmüş Oksijen (ÇO), Askıda Katı Madde (AKM), amonyum azotu (NH3-N), İletkenlik, pH, Sıcaklık, Toplam Alkalinite, Toplam Azot (TN), Toplam Fosfor (P), Tuzluluk, Uçucu Askıda Katı Madde (AKM) ve Yağ ve Gres parametreleri analiz edilmiştir. Bu çalışmalardaki analizler en az üç tekrar olacak şekilde Standart Metotlarda (APHA, 2005) belirtilen yöntemlere göre gerçekleştirilmiştir. 

4. OLUŞAN ATIKSU ÖZELLİKLERİ

4.1. Atıksu Miktarı

Kampüs alanı içerisinde oluşan atıksu miktarını belirlemek üzere ilk olarak su tüketimi değerlerinden yola çıkarak atıksu miktarının tahmin edilmesi yaklaşımı uygulanmıştır. Bu amaçla, Tınaztepe Yerleşkesi’nde mevcut birimler, bu birimlerde mevcut personel ve öğrenci sayıları ile özgül su tüketim değerleri dikkate alınarak toplam su tüketim değeri
belirlenmiştir. Yapılan hesaplamalara göre kampüste toplam su tüketimi 960 m3/ gün civarındadır. Su tüketimi değerlerinin yaklaşık yüzde 70’inin atıksu olarak kanalizasyon sistemine verileceği kabulünden hareketle oluşan toplam atıksu miktarı yaklaşık 670 m3/gün olarak hesaplanmıştır. 

Atıksu miktarını belirlemek için diğer bir yöntem olarak cihazla debi ölçümü yaklaşımı uygulanmıştır. Kampüste mevcut kanalizasyon sistemi iki ayrı ana kolektörden (1. Hat ve 2. Hat) oluşmaktadır. Her hat üzerinde belirlenen noktalarda farklı zamanlarda debi ölçümleri yapılarak eş zamanlı olarak atıksu numuneleri alınmıştır. Sabah saatlerinde düşük olan atıksu miktarının öğle saatlerinde önemli derecede artarak pik gösterdiği ve tipik evsel atıksu debi dağılımı gözlendiği tespit edilmiştir. Kesit içerisinde hızın düşük olmasına bağlı olarak cihaz sensör algılama koşullarının değişim göstermesi nedeniyle bazı ölçüm okumalarında çok düşük değerler kaydedilmiştir. Öğrencilerin kampüste yoğun olarak bulunduğu eğitim dönemlerinde daha yüksek atıksu oluşum miktarları belirlenmiştir. 1. Çıkış noktasında ortalama değerler dikkate alınarak en düşük debi okuması 0.0010 m3/s, en yüksek debi okuması 0.005 m3/s olarak belirlenmiştir. 2. Çıkış noktasında ortalama değerler dikkate alınarak en düşük debi okuması 0.0010 m3/s, en yüksek debi okuması 0.01 m3/s olarak belirlenmiştir.

Debi ölçüm sonuçları değerlendirildiğinde, 1. Çıkıştan yaklaşık 250 m3/gün, 2. Çıkıştan 250 m3/gün atıksu oluşumu beklenmektedir. Gelecek projeksiyonu dikkate alındığında, toplam oluşan atıksu miktarı 600 m3/gün olarak kabul edilmiştir.

4.2. Atıksu Özellikleri

Debi ölçüm çalışmaları ile eş zamanlı olarak 2 saatlik atıksu kompozit numuneleri alınmıştır. Bu numunelerde yapılan analizlerde elde edilen ortalama değerler dikkate alınarak belirlenen atıksu özellikleri Tablo 2’de verilmektedir. Tabloda verilen değerler incelendiğinde, kampüste oluşan atıksuların tipik düşük şiddetli atıksu özelliklerine sahip olduğu görülmektedir. KOİ parametresi açısından bazı numunelerde kuvvetli evsel atıksu özelliklerinin üzerinde değerler okunsa bile KOİ/ BOİ5 oranının genel olarak tipik değer olan 2-2.5 aralığında kaldığı belirlenmiştir.

5. ATIKSU ARITIM TEKNOLOJİSİNİN BELİRLENMESİ VE ÖNERİLER

Tınaztepe Yerleşkesi’nde oluşan atıksuların, sulama suyu kalitesinde arıtılabilmesi için uygun arıtım prosesi olarak membran biyoreaktör (MBR) sistemi seçilmiştir. Bu proses ile kampüste oluşan evsel nitelikli atıksuların, ilgili çevre mevzuatına göre sulama suyu kalite kriterlerini sağlayacak kalitede arıtılması öngörülmektedir. MBR prosesi, aktif çamur prosesini membran ayırma prosesiyle birleştiren sistemler olup, arıtılmış atıksuların yeniden kullanımı amacıyla uygulamada sıklıkla tercih edilen bir prosestir. Bu arıtım prosesi konvansiyonel biyolojik arıtım prosesleri ile karşılaştırıldığında, MBR sistemlerinde yüksek mikroorganizma konsantrasyonunun kullanımıyla organik madde gideriminde artış meydana gelmektedir ve bunun sonucunda oluşan çamur miktarı düşmekte ve kurulan tesis daha düşük alana ihtiyaç duymaktadır. Bu durum, özellikle tesis için yeterli alanın bulunmadığı veya arazi maliyetlerinin oldukça yüksek olduğu yerlerde bu arıtma prosesinin uygulanmasını olanaklı kılmaktadır. Şekil 1’de MBR sistemi örneği gösterilmiştir. Genellikle mikrofiltrasyon (≈ 0,2 μm gözenek çapı) ya da ultrafiltrasyon (≈ 0,01 μm gözenek çapı) membran üniteleri MBR sistemlerinde kullanılmaktadır.

Atıksu, membran biyoreaktöre giriş yapmadan önce atıksuyu büyük çaplı materyallerden arındırmak için 1-2 mm çaplı mekanik ızgaradan geçirilmelidir. Askıda katı madde içeriği MBR fiberlerini tıkayacak kadar fazla olmadığı sürece ön çökeltim havuzuna ihtiyaç duyulmaz. Daha küçük çaplı (≈0.1-1 mm) ve daha yüksek tutma kapasitesi olan döner tambur ızgaralar genellikle MBR sistemlerinde konvansiyonel ızgaralara tercih edilmektedir. MBR tankının giriş bölümü kapalı ve havalandırmasız yapıldığında anoksik şartlar sağlanmış olur ve denitrifikasyon uygulanabilir. Bunun için havalandırma tankında nitrifikasyon ile oluşan nitrat, biyokütle geri döngüsü ile anoksik tanka geri pompalanır. Böylece isteğe bağlı olarak organik karbon gideriminin yanında amonyak-azotu giderimi de sağlanır. Eğer fosfor giderimi de amaçlanıyorsa, tankın ilk giriş kısmına bir anaerobik bölüm eklenip, fosfor da biyolojik olarak atıksudan giderilebilir. Dolayısıyla MBR prosesi biyolojik nutrient giderimi için de uygundur. Bazı sentetik toksik organik maddelerin, fosforun (kimyasal olarak giderim için) veya ağır metallerin (her ne kadar evsel atıksularda genellikle sorun olmasa da) giderimi istenirse opsiyonel olarak koagülasyon/flokülasyon işlemi için bazı metalik koagülantlar suya eklenebilir. Tüm bu özellikler MBR’ları çok esnek bir arıtma prosesi haline getirmektedir.

MBR sistemleri ile elde edilen çıkış suyu özellikleri konvansiyonel biyolojik arıtım sistemlerinde elde edilen çıkış suyuna göre çok daha yüksek kalitededir. Özellikle BOİ, KOİ ve AKM parametreleri açısından, MBR çıkış sularında 2,0 mg/L’den düşük değerler elde edilebilmektedir. Benzer şekilde MBR sistemlerinde önemli oranda dezenfeksiyonun gerçekleştirildiği bilimsel çalışmalar ve gerçek ölçekli denemelerde raporlanmıştır. Klorla dezenfeksiyona dayanıklı olan patojenik protozoa sınıfında yer alan Cryptosporidium ve Giardia‘nın MBR’da tutulduğuna dair çalışmalar mevcuttur (Yiğit, 2007).

Membran biyoreaktör teknolojisi atıksuların çeşitli amaçlar için arıtılıp yeniden kullanılmasında dünya çapında önemli bir potansiyele sahiptir. Kentsel atıksuların arıtımı için membran biyoreaktörler çıkış suyu kalitesi bakımından organikler, nütrientler ve mikroorganizmalar için daha düşük değerleri yansıttığından, klasik aktif çamur tesisleri ile karşılaştırıldığında belirleyici nitelikte avantajları vardır. Membran biyoreaktör teknolojisi, atıksuyun yeniden kullanımını teşvik eden ve sürdürülebilir su yönetimi sağlamaktadır. Türkiye’de ODTÜ ve Çin’de Tongji Üniversitesi gibi bazı kampüslerde MBR başarıyla uygulanmaktadır (MEDAWARE Projesi, 2003; Zhang vd., 2012). İşletilmesi kolay, sadece teknik desteğe ihtiyaç duyan, az yer kaplayan ve bir adımda atıksudan birçok kirleticiyi uzaklaştırabilen bir arıtma teknolojisi olduğundan, DEÜ Tınaztepe Kampüsü’nde oluşan atıksuların sulama suyu olarak kullanılması amacıyla MBR sisteminin uygulanması öngörülmüştür.

Atıksu oluşumundaki pik değerler dikkate alındığında, en az 12 saatlik bir dengeleme yapılarak atıksu arıtma tesisinin projelendirilmesi uygun bulunmuştur. Buna göre, Tınaztepe Kampüsü’nde arıtılmış suların sulama amaçlı kullanılabileceği önerilen atıksu arıtma tesisinin akım şeması Şekil 2’de verilmektedir. Mevcut duruma göre atıksu arıtma tesisinin iki kademe olarak toplam (250 m3/gün + 250 m3/gün) 500 m3/gün kapasiteli projelendirilmesi yeterli görülmekle beraber, kampüsün gelecek planlamaları (Yeni Fakülte birimlerinin taşınması, öğrenci sayısının artması, Teknopark gelişimi vb. gibi) gözönüne alındığında toplam tesis kapasitesinin 600 m3/gün (300 m3/gün + 300 m3/gün) olacağı öngörülmüştür.

Öğrenci sayılarının çok düşük olduğu yaz aylarında tesis işletiminde sorunların yaşanmaması ve esnek bir işletim sağlanması amacıyla tesisin iki kademe olarak yapılması planlanmıştır.

Kampüs yerleşim alanı üzerinde yerleşim olmayan boş alanların tamamının sulama yapılacak alanlar olarak dikkate alınması halinde toplam sulanacak alan 17,5 ha’dır. Arazi üzerinde bulunan bitki örtüsünün su ihtiyacı dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda toplam gerekli sulama suyu ihtiyacı 700 m3/gün olarak belirlenmiştir. İzmir ili iklim koşulları dikkate alındığında yaz aylarında sulama suyu ihtiyacı maksimum olacaktır. Sulama ağırlıklı olarak Mart-Ekim ayları arasında yapılacağından, Kasım-Şubat aylarında 4 aylık bir depolama ihtiyacı söz konusu olacaktır.

Arıtılmış suyun sulanacak araziye iletilmesi amacıyla uluslararası standartlara uygun olarak sulama hattının mor renkli boru ile yapılması gerekmektedir. Pompa seçimi ve boru maliyetleri, depo yerlerinin kesinleşmesinden sonra ayrıca yapılmalıdır.

TEŞEKKÜR

Bu çalışma Dokuz Eylül Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi DEU-BAP: 2015.KB.FEN.0004 “Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Yerleşkesi’nde Oluşan Evsel Nitelikli Atıksuların Yeniden Kullanılabilirliğinin Araştırılması ve Uygulama Projesinin Hazırlanması” projesi kapsamında desteklenmiştir.

KAYNAKLAR

- APHA, 2005. Standard Methods for the Examination of Water and Wastewater
- Asano, T., Maeda, M., Takaki, M., 1999. Wastewater Reclamation and Reuse in Japan: Overview and Implementation Examples. Water Science and Technology, 34(11): 219-226.
- Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği, 2010, Resmi Gazete, 20.03.2010/27527, Çevre ve Orman Bakanlığı, Ankara
- DSİ, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 2009a. Türkiye Su Raporu
- DSİ, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 2009b. 2009 Yılı Faaliyet Raporu
- DSİ, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 2014. Faaliyet Raporu.
- http://atacsolutions.com
- MEDAWARE Projesi, 2003.
- Prieto, A. L., Vuono, D., Holloway, R., Benecke, J., Henkel, J., Cath, T. Y., Reid, T., Johnson, L., Drewes, J. E., 2013. Decentralized Wastewater Treatment for Distributed Water Reclamation and Reuse: The Good, The Bad, and The Ugly—Experience from a Case Study. ACS Symposium Series, Vol. 1123, Chapter 15, pp 251–266.
- Teijon, G., Candela, L., Tamoh, K., Molina-Díaz, A., Fernández-Alba, A.R., 2010. Occurrence of emerging contaminants, priority substances (2008/105/CE) and heavy metals in treated wastewater and groundwater at Depurbaix facility (Barcelona, Spain). Science of The Total Environment, 408(17): 3584–3595.
- TÜİK, Türkiye İstatistik Kurumu, 2016.”Çevre İstatistikleri”. http://tuik.gov.tr.
- TÜSİAD, 2008. “Türkiye’de Su Yönetimi:Sorunlar ve Öneriler”, TÜSİAD Yayın No.T/2008-9/469 (http://www.tusiad.org:7979/FileArchive/su_yonetimi.pdf)
- Yiğit, N.Ö. 2007. Membran Biyoreaktörü ile (MBR) Evsel Atıksu Arıtımı, Doktora Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, Türkiye, 174 sayfa.
- Zhang, Z., Guo, J., Wang, R., Xia, S., 2012. Wastewater Reuse Demonstration of the Sustainable Campus Program in Tongji University, China. Journal of Water Sustainability, 2(2):141-148.

Makale ile ilgili tablo ve diğer ayrıntılara e-dergi üzerinden okumak için lütfen tıklayınız.


 

İlginizi çekebilir...

Binalarda Radon ve Sağlık Üzerindeki Etkileri

Zamanlarının yüzde 90'ını kapalı mekanlarda geçiren insanlar için bina içi solunan havanın niteliği önemlidir....
29 Ekim 2017 Pazar / 17:20

Bitkilendirilmiş Çatı Sistemlerinde Geri Dönüştürülmüş Yapı Malzemesi Kullanımının İrdelenmesi

Dr. Seda Erdem
İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi

Prof. Dr. Nihal Arıoğlu
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi...
28 Nisan 2017 Cuma / 15:37

Binalara İlişkin Aydınlatma Enerji Tüketimi Öngörülerinde Etkin Bir Değer: Kullanıcı Kontrolü

Öğr. Gör. Dr. Arzu CILASUN KUNDURACI
Yaşar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi
Doç. Dr. Tuğçe KAZANASMAZ
İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi, ...
28 Şubat 2017 Salı / 15:16