E-Dergi Oku 

Sektörde Tek Bir Eksiğimiz Vardı: "Süperkent Standardı"mız da Oldu!

23 Haziran 2016 | KONUK YAZAR
37. Sayı (Mayıs-Haziran 2016)

Arif Künar VENESCO A.Ş.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü “Süperkent Etiket Sistemi ve Standardı”nı Mart ayında kamuoyuna sundu...

Maalesef ülkemizde iyi niyetle başlayan-başlatılan, ancak hem konuyla ilgili tüm sektör ve paydaşlardan habersiz, acelece yapılan, hem de mevcut birçok benzer sistemi dikkate almayan, onlarla entegre olmayan-olamayan, hatta çelişen ve bu nedenlerle de sadece “pilot bir proje” olarak kalan, çalışmaların-emeklerin boşa gittiği, kamuoyunda belirsizlik ve güvensizlik yaratan, kaynak israfı yapılmış olan onlarca örnek sayabiliriz...

Maalesef “Süperkent” de onlardan birisi olmaya aday olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle 2009 yılında, yine o zamanki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (şimdiki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı/ÇŞB) tarafından başlatılan “Enerji Kimlik Belgesi (EKB) ve Binalarda Enerji Performans Yazılımı (BEP-TR)” sürecine benzer bir süreç gibi başlamıştır. O dönemde “AB Direktiflerine” uymak üzere zorunlu bir uygulama olarak geliştirilen, ancak süreci ve ihalesi kamuoyundan habersiz yapılan EKB, sonuç olarak başarısız olan, hala sektörde tartışılan, genel kabul görmeyen zorunlu bir etiket sistemidir. Çünkü süreçte hiçbir ilgili STK, Dernek, Kurum ve Kuruluş yer almamış, yine “Süperkent” sürecinde de yer alan aynı üniversitenin, aynı akademisyeninin yürütücülüğünde yapılan EKB, maalesef başarısız olmuş ve ülkemizin enerji verimli bina yapım sürecinde 7 yılının kaybolmasına yol açmıştır. Malumlarınız olduğu üzere EKB yazılımı, yıllar sonra tekrar yeniden ihale edilmiş ve hala da tam olarak düzeltilememiştir.

Dünya literatüründe hiçbir referansı, anlamı olmayan “Süperkent Standardı” başlığı bile tek başına tartışmalı bir başlıktır. Genelde nüfusu 30.000.000 kişi ve daha fazla olan şehirler için kullanılmaktadır. Dünyada “Yeşil Kent”, “Eko Kent”, “Sürdürülebilir Kent”, “Enerji Kent”, “Karbonsuz Kent”, “Akıllı Kent” vb. kavramlar varken, bunlar bile henüz tam oturmamışken, tamamen farklı bir şeymiş gibi sunulmak amaçlı ya da daha önce ÇŞB’ca “Ekolojik Yerleşme Birimi Projesi” başlığı ile ilk protokolün hazırlandığı eski projeden, yine ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün hazırlamaya çalıştığı IPA-1 kapsamındaki ve UNDP kapsamındaki benzer iki çalışmayla çelişmemesi-çatışmaması için özellikle seçilmiş algısı oluşmuştur.

“Süperkent Standardı” aslında Amerikan Yeşil Binalar Konseyi ve LEED Sertifikasyon sisteminde olan, “LEED-Neighborhood Sertifikası”nın birebir kopyası ve tercümesidir. Dünyada var olan bir sertifikanın “Ulusal” ve “Yeni” bir sertifika gibi sunulmasıdır. Ülkemize zaten pek uymayan bu sertifikanın, kamuoyuna “Ulusal-Yerli-Milli(!)” bir etiketmiş gibi sunulması, aslında kendimizi, ülkemizi, Bakanlığımızı küçük düşürebilecek bir durumdur. Bu sertifika, uluslararası kamuoyuna nasıl açıklanacak, AB direktiflerine, bugüne kadar yapılan yerli sertifikasyon çalışmalarına-yönetmeliklere-mevzuata nasıl uyacaktır?

ÇŞB, 08 Aralık 2014’te yayınlamış olduğu “Sürdürülebilir Yeşil Binalar ile Sürdürülebilir Yerleşmelerin Belgelendirilmesine Dair Yönetmelik” Gereği, “Sertifika Veren Kurum” değil, sertifika verecek kurumlara-kuruluşlara yönelik denetleme yapacak bir kurum olarak kendisi bir düzenleme yapmıştır. “Süperkent Standardı ve Etiketi”, bu “Yönetmeliğe” tamamen aykırıdır ve ÇŞB en başta bu kendi “Yönetmeliği” ile çelişmektedir. Bu sertifikayı vermeye başlarsa, hem yeşil sertifika verenleri denetleyen hem de kendisi benzer sertifika veren bir kurum haline gelecektir. Kendisi sertifika verip, kendi verdiği sertifikayı denetleyecektir.

Bir başka önemli-vahim yanlış ise yine EKB sürecine benzer şekilde, bu süreçte de kendisi de bu sertifikasyonu verecek olan ve aynı zamanda Yeşil Bina sektöründe danışmanlık yapan söz konusu üniversitenin bir akademisyeni ile LEED Sertifikası Danışmanlığı konusunda ticari olarak birlikte çalışan bir firmanın “Süperkent Standardını ve Etiketini” hazırlamasıdır.

Bu firmanın ve uzmanlığı “Yapı Fiziği” olan akademisyenin neden, nasıl ve ne şekilde seçildiği bilinmemektedir. Bu sertifikasyondan, süreçten ve bu seçimden kamuoyunun hiçbir haberi olmamıştır. ÇŞB tarafından verilecek olan “Ulusal” bir etiketlendirmenin, nasıl olup da ilgili sektörlerin ve kamuoyunun bir bilgisi olmadan, yalnızca bir firmanın ve bir akademisyenin hazırladığı bir “etiket ve yönetmelik” haline dönüştürüldüğü kamuoyunca tartışma konusu olmuştur, olacaktır da.

04.04.2016 günü eski Çevre ve Şehircilik Bakanımız Fatma Güldemet Sarı, Bakan olarak yeni olduğu için bütün bu süreçlerden habersiz olarak iyi bir proje olacağı düşüncesiyle tamamen samimi niyetle katıldığı “Süperkent Standardı Uygulama Altyapısı ve Pilot Uygulaması Sempozyumu”nda neredeyse bütün gün bu firma sunumları yapmış, “Ulusal-Yerli-Milli(!)” bir etiketin-sertifikanın sunumunda, yalnızca kendisinin tek yetkin-yetkili-sertifikalı olduğunu yazan broşürlerini, ÇŞB’nin broşürü ile tüm katılımcılara dağıtmıştır. Bugüne kadar hiçbir ulusal ve resmi bir sempozyumda, lansmanda, özellikle de Bakanlıkların düzenlediği sempozyumlarda bir firmanın reklamı, sunumu yapılmamışken, bu sempozyumda ise sanki sempozyumu bu firma düzenlemiş gibi bir algı yaratılmıştır. Bu durum, ilgili tüm sektörlerde çok ciddi bir rahatsızlık yaratmıştır. Daha şimdiden henüz yayınlanmadan, verilmeden bile söz konusu sertifikanın-etiketin saygınlığını, tarafsızlığını, ulusallığını, geçerliliğini, kabulünü tartışmalı hale getirmiştir.

“Yeşil” Sertifikasyon Kaosu...
Şu anda LEED, BREEAM, DGNB, TSE, ÇEDBİK, SEEB-TR, Pasif Ev, Yeşil Yıldız, Beyaz Yıldız, Yeşillenen Oteller, Yeşil Dostu vb. birçok gönüllü yeşil sertifika ülkemizde halihazırda verilmekte ve kamuoyunda, inşaat sektöründe haksız rekabet, tartışmalar, kafa karışıklıkları sürmektedir. Ayrıca, ÇŞB’nin IPA 1 kapsamında ve farklı olarak da ÇŞB-UNDP kapsamında “Bina Entegre Tasarım Standartları-Kılavuzları” hazırlanmaktadır. Ayrıca 7 yıldır zorunlu olan EKB henüz daha oturmamıştır. Bu durumda yeni bir etiket ve sertifikasyonun bu kadar belirsiz, karmaşık ve henüz oturmamış gönüllü sertifikalara eklenmesi, bu “kaosu” daha da artıracaktır. Onun yerine öncelikle ve acilen 2017 sonuna kadar mevcut ve yeni binalara alınması zorunlu olan EKB, daha güvenli, çalışır ve sorunsuz hale getirilmelidir.  

Naçizane önerimiz, öncelikle bu sertifikasyon-etiket sürecinin ve yönetmelik çalışmasının durdurulmasıdır. Bu konunun yeniden değerlendirilmesine yönelik ilgili tüm sektör, kurum, dernek ve temsilcilerinden oluşan kapsamlı bir toplantı yapılmalıdır.

Sektörün eğilimlerine ve dünyadaki bu tür süreçlere-uygulamalara uygun olacak şekilde yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Yerli ve kamusal bir sertifika verilecek ise de, zaten malzeme-ürün standartlarını belirleyen ve sertifikalandıran TSE tarafından, bu çalışmalar-sertifikalar diğer ilgili paydaşlarla birlikte organize edilmelidir.

Sıfır Enerjili Binalar...
Bu arada yaşadığımız yoğun gündemden dolayı dikkatlerimizden-ilgimizden ve bilgimizden kaçan çok önemli bir konuda, öncelikle ve özellikle AB ve ABD’de 2020 yılından itibaren yeni yapılacak olan tüm kamu binaları başta olmak üzere zorunlu olacak “Sıfır enerjili ya da sıfıra yakın enerjili bina standardı”nın da, ülkemizde kamuda zorunlu hale gelmesi için ÇŞB tarafından acil bir çalışma yapılması gerekmektedir.

2016 Mart ayında Berlin’e yapmış olduğumuz Alman-Türk Ticaret Odası tarafından düzenlenen teknik gezi-çalıştaylar esnasında hem sıfır enerjili ve enerji fazlası binaları hem de kamunun ilk altın sertifikalı binasını ziyaret etme fırsatımız oldu. Almanya’da kamu binalarına, mevcut zorunlu EKB ve gönüllü Yeşil Bina sertifikası DGNB dışında yeni bir “sıfır enerjili bina sertifikası” hazırlanmış ve verilmeye başlanmış. Ülkemizde TSE’nin hazırladığı “Güvenli-Yeşil Bina Sertifikası”na benzer bir sertifika. Almanya’da da zorunlu EKB var, gönüllü DGNB var, ancak Devlet-Hükümet kendisi ayrı bir zorunlu standart-sertifika geliştirmiş ve uygulamaya başlamıştır. Çeşitli eyaletlerde ve iklim koşullarında 37 adet bina bu standartlara göre yapılmış ve izlenmeye başlanmıştır. Bu yeni standartlara göre yapılan bina maliyetleri, konvansiyonel kamu bina maliyetleri seviyesine getirilmiş ve bina kodları-kullanılacak malzemelerin standartları-özellikleri, yenileme ve yeni bina uygulama tasarım-proje standartları-kılavuzları hazırlanmış durumdadır.

Darısı ülkemizin ve bizim başımıza.
 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

COP26 Glasgow İklim Konferansı

COP (Taraflar Konferansı), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında 200'e yakın ülkeyi belirli dönemlerde bir ...
21 Şubat 2022

Tasarım ve Ekoloji Bağlamında, Tasarımcı Sorumlulukları ve Dönüşüm Fırsatları

Bauhause ekolünün temsilcisi bir okulun yetiştirdiği bir sanatçı olarak, iyi bir atölyeci olma özelliğim sayesinde ilk kitabımda ekolojik yapıların ta...
19 Aralık 2018

Beşikten Beşiğe Atık - Dr. Duygu Erten

Doğa kanunlarının doğrusal bir çizgisi yoktur. Bütün kaynaklar ve yaşam, döngüseldir. Hücreler dokuları; dokular, organları ve sistemleri; sistemler d...
10 Mayıs 2018

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2024 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.