Yeşil Binanın Yıldızı Paris'te Parladı
Altensis’in Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı, hem Paris Zirvesi’nin hem de Rusya ile yaşanan krizin 2016 yılında gayrimenkul sektörünü Yeşil Binalara doğru daha fazla yönlendireceğini söyledi.
Paris’te gerçekleşen iklim zirvesinde ülkelere karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması yönünde ciddi yükümlülükler getirildiğini hatırlatan Ilıcalı, “Karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 30’unu meydana getiren ve enerjinin ortalama olarak yüzde 40’a yakınını tüketen binalar ve gayrimenkul sektörü, bu süreçten en çok etkilenecekler arasında olacak. Gayrimenkul sektörü ile sürdürülebilirliğin kesişim noktasında ise çevre dostu sertifikalı Yeşil Binalar duruyor. Çünkü karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi aynı zamanda Yeşil Binaların da kriterleri arasında bulunuyor” dedi.
Bir diğer önemli gelişmenin de Rusya ile yaşanan siyasi kriz olduğunu dile getiren Emre Ilıcalı, doğalgaz arzını etkileyen bu gelişmeyle Türkiye’nin enerjiyi daha tasarruflu kullanmasının öneminin anlaşıldığını, bunun için de binaların daha inşaat aşamasında enerji tasarruflu altyapıyla inşa edilmesi gerektiğini açıkladı.
Milyonlarca Bina Bir Yıl İçinde EKB Almak Zorunda
Mevcut binaların 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgesi (EKB) alması zorunluluğuna rağmen, EKB alan bina sayısı ancak 350 bin 12 adet oldu. BES Enerji kurucu ortaklarından Serkan Emin, “Her konuda olduğu gibi EKB konusunda da son dakikacıyız, 2017 yılına yaklaşırken EKB alımlarının hızlanacağını düşünüyoruz” dedi.
Türkiye’nin bu alanda yavaş yol almasının birçok nedeni bulunduğunu anlatan Serkan Emin, bunların başında ise kamuoyunda yeterince farkındalık oluşmamasının ve bilgi eksikliğinin geldiğini belirtti. Türkiye açısından 3 önemli gelişmenin EKB sürecinde teşvik edici olacağına dikkat çeken Serkan Emin, şunları söyledi: “Türkiye bir kentsel dönüşüm seferberliği ile karşı karşıya. Eski binaların yıkılarak yeniden yapılmasına ilişkin bu dönüşüm hareketi, doğal olarak yeni ruhsatlar açısından EKB sayısını artıracak. Ayrıca 2015 yılının sonlarında gerçekleşen Paris İklim Zirvesi, hükümetlerin karbon salınımlarını azaltıcı önlemler almasını şart koşuyor. Bu madde çerçevesinde binaların envanterinin çıkarılarak ne kadar karbon salımı yaptığı ve enerji harcadığının belirlenmesi gerekiyor ki bu da ancak EKB alan bina sayısının artırılması ile mümkün.”
Binalarda mantolama yönteminin enerji verimliliği için yeterli olmadığını da anlatan Serkan Emin, “Halk arasında mantolama tabir edilen uygulama yönetmeliklerde adı geçen bir uygulama olmadığı gibi kamuoyunda sanki enerji performansının bizatihi kendisiymiş gibi bir algılama oluşturuluyor” dedi.
Paris’te gerçekleşen iklim zirvesinde ülkelere karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması yönünde ciddi yükümlülükler getirildiğini hatırlatan Ilıcalı, “Karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 30’unu meydana getiren ve enerjinin ortalama olarak yüzde 40’a yakınını tüketen binalar ve gayrimenkul sektörü, bu süreçten en çok etkilenecekler arasında olacak. Gayrimenkul sektörü ile sürdürülebilirliğin kesişim noktasında ise çevre dostu sertifikalı Yeşil Binalar duruyor. Çünkü karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi aynı zamanda Yeşil Binaların da kriterleri arasında bulunuyor” dedi.
Bir diğer önemli gelişmenin de Rusya ile yaşanan siyasi kriz olduğunu dile getiren Emre Ilıcalı, doğalgaz arzını etkileyen bu gelişmeyle Türkiye’nin enerjiyi daha tasarruflu kullanmasının öneminin anlaşıldığını, bunun için de binaların daha inşaat aşamasında enerji tasarruflu altyapıyla inşa edilmesi gerektiğini açıkladı.
Milyonlarca Bina Bir Yıl İçinde EKB Almak Zorunda
Mevcut binaların 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgesi (EKB) alması zorunluluğuna rağmen, EKB alan bina sayısı ancak 350 bin 12 adet oldu. BES Enerji kurucu ortaklarından Serkan Emin, “Her konuda olduğu gibi EKB konusunda da son dakikacıyız, 2017 yılına yaklaşırken EKB alımlarının hızlanacağını düşünüyoruz” dedi.
Türkiye’nin bu alanda yavaş yol almasının birçok nedeni bulunduğunu anlatan Serkan Emin, bunların başında ise kamuoyunda yeterince farkındalık oluşmamasının ve bilgi eksikliğinin geldiğini belirtti. Türkiye açısından 3 önemli gelişmenin EKB sürecinde teşvik edici olacağına dikkat çeken Serkan Emin, şunları söyledi: “Türkiye bir kentsel dönüşüm seferberliği ile karşı karşıya. Eski binaların yıkılarak yeniden yapılmasına ilişkin bu dönüşüm hareketi, doğal olarak yeni ruhsatlar açısından EKB sayısını artıracak. Ayrıca 2015 yılının sonlarında gerçekleşen Paris İklim Zirvesi, hükümetlerin karbon salınımlarını azaltıcı önlemler almasını şart koşuyor. Bu madde çerçevesinde binaların envanterinin çıkarılarak ne kadar karbon salımı yaptığı ve enerji harcadığının belirlenmesi gerekiyor ki bu da ancak EKB alan bina sayısının artırılması ile mümkün.”
Binalarda mantolama yönteminin enerji verimliliği için yeterli olmadığını da anlatan Serkan Emin, “Halk arasında mantolama tabir edilen uygulama yönetmeliklerde adı geçen bir uygulama olmadığı gibi kamuoyunda sanki enerji performansının bizatihi kendisiymiş gibi bir algılama oluşturuluyor” dedi.
Paylaş





