Tarihte Bildiğim İlk Sürdürülebilir Malzeme Önlemleri
Noyan Sancar ÇEDBİK Sertifika Komitesi Başkanı ARUP Proje Yönetimi Danışmanı
Milattan sonra 2. yüzyılda, şimdiki Estonya, Letonya, Litvanya ve Finlandiya bölgelerindeki gibi Baltık şehir devletleri ve Kuzey Avrupa kıyı şehirleri ilk Avrupa Birliği’ni kurmuşlar... Birliğin adı ise “Hansa League”...
Amaçları, güneyde dünya jandarmalığına soyunmuş Roma İmparatorluğu’nun, onların çoğunlukla zor şartlarda deniz ticaretiyle elde ettikleri ve kendi ürettikleri ürünleri çok ucuz fiyata “kapatmalarını” önlemek için kendi aralarında asgari fiyat anlaşması sağlamakmış. Ve de, denizcilikleri için çok önemli olan gemi kerestesi ve reçine malzemesini sağlayan ormanlarını, Romalıların kendi savaş kadırgalarını yapmaları için özensizce kesip tüketmelerini önlemekmiş.
1600 Yıl Sonra Olanlar ise daha Vahimmiş
1700’lü yılların sonlarına doğru, İsviçre’de Sanayi Devrimi ufukta görünmüş... Fakat daha Federal Hükümet bile yokken bağımsız şehir devletleri olan Kantonlar ilk defa bir konu için bir araya gelip anlaşma yapmışlar. Konu ise tüm kantonların kanun çıkarması ve ev yıkılmasının yasaklanmasıymış.
Anlaşmanın ve kanunların nedeni ise basit: Yıkılan evlerin yerine yenilerinin yapılması gerekecek ve o zaman da tonlarca kereste tüketilecek. Kereste ve odun tüketimi yüzünden o tarihte, bugün bildiğimiz yemyeşil İsviçre’deki ormanlar tükenme noktasına gelmiş!
Sonuç: Bu kanun nedeniyle mecburen ağaç tüketimi azalmış. Ayrıca kantonlar büyük çabalarla ve kampanyalarla çok miktarda ağaç dikmeye başlamışlar.
Bu arada iyi talih de onlara yardım etmiş... Kömür madenlerinin keşfedilmesi ve kömür çıkarma teknolojilerinin yeni başlayan Sanayi Devrimi ile gelişmesi sonucunda ağaçların ısınma amaçlı kullanımı azalmış. Böylece geçen yıllar içinde İsviçre dağları tekrar bildiğimiz yemyeşil ve ormanlık durumlarına yeniden dönebilmişler. İsviçre o zamanlardan beri orman işletmeciliğinde hep dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuş. Bu bağlamda Finlandiya’yı ise zaten hepimiz biliyoruz.
Günümüzde dahi konuyu bilmeyene “Sürdürülebilir Kalkınmayı” en kolay özetleyebilmenin yolu, orman yönetimi ve kesilen her ağaç için en az o ağacın yaşı kadar sayıda fidan dikme ilkesini anlatmak değil midir?
Not: Bugün bile Hamburg’un amblemine dikkatli bakarsanız kentin orijinal adını görürsünüz: Hansastadt Hamburg!
Kaynakça
- Tallin, Kenti Tanıtıcı Broşürü, 2007
- Hilton Magazine, İsviçre, 1983
Amaçları, güneyde dünya jandarmalığına soyunmuş Roma İmparatorluğu’nun, onların çoğunlukla zor şartlarda deniz ticaretiyle elde ettikleri ve kendi ürettikleri ürünleri çok ucuz fiyata “kapatmalarını” önlemek için kendi aralarında asgari fiyat anlaşması sağlamakmış. Ve de, denizcilikleri için çok önemli olan gemi kerestesi ve reçine malzemesini sağlayan ormanlarını, Romalıların kendi savaş kadırgalarını yapmaları için özensizce kesip tüketmelerini önlemekmiş.
1600 Yıl Sonra Olanlar ise daha Vahimmiş
1700’lü yılların sonlarına doğru, İsviçre’de Sanayi Devrimi ufukta görünmüş... Fakat daha Federal Hükümet bile yokken bağımsız şehir devletleri olan Kantonlar ilk defa bir konu için bir araya gelip anlaşma yapmışlar. Konu ise tüm kantonların kanun çıkarması ve ev yıkılmasının yasaklanmasıymış.
Anlaşmanın ve kanunların nedeni ise basit: Yıkılan evlerin yerine yenilerinin yapılması gerekecek ve o zaman da tonlarca kereste tüketilecek. Kereste ve odun tüketimi yüzünden o tarihte, bugün bildiğimiz yemyeşil İsviçre’deki ormanlar tükenme noktasına gelmiş!
Sonuç: Bu kanun nedeniyle mecburen ağaç tüketimi azalmış. Ayrıca kantonlar büyük çabalarla ve kampanyalarla çok miktarda ağaç dikmeye başlamışlar.
Bu arada iyi talih de onlara yardım etmiş... Kömür madenlerinin keşfedilmesi ve kömür çıkarma teknolojilerinin yeni başlayan Sanayi Devrimi ile gelişmesi sonucunda ağaçların ısınma amaçlı kullanımı azalmış. Böylece geçen yıllar içinde İsviçre dağları tekrar bildiğimiz yemyeşil ve ormanlık durumlarına yeniden dönebilmişler. İsviçre o zamanlardan beri orman işletmeciliğinde hep dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuş. Bu bağlamda Finlandiya’yı ise zaten hepimiz biliyoruz.
Günümüzde dahi konuyu bilmeyene “Sürdürülebilir Kalkınmayı” en kolay özetleyebilmenin yolu, orman yönetimi ve kesilen her ağaç için en az o ağacın yaşı kadar sayıda fidan dikme ilkesini anlatmak değil midir?
Not: Bugün bile Hamburg’un amblemine dikkatli bakarsanız kentin orijinal adını görürsünüz: Hansastadt Hamburg!
Kaynakça
- Tallin, Kenti Tanıtıcı Broşürü, 2007
- Hilton Magazine, İsviçre, 1983
Paylaş





