Cradle to Cradle Sertifikası Altensis'le Türkiye'de
Altensis, Cradle to Cradle (Beşikten Beşiğe) yetkili firması olarak C2C sertifikası alınması yolunda danışmanlık ve denetleme hizmetleri sunmaya başladı.
Uluslararası bir sürdürülebilir ürün sertifikasyon sistemi olan Cradle to Cradle (C2C), merkezi ABD’de bulunan Cradle To Cradle Innovation Institute tarafından yönetiliyor. Sistem kapsamında ürünler şu beş temel esasa göre değerlendiriliyor:
- Güvenli ve sağlıklı malzeme kullanımı
- Malzeme geri dönüşümü
- Yenilenebilir enerji kullanımı
- Su yönetimi
- Sosyal uygunluk
Ürünler bu değerlendirme sonrasında 5 ana gruba (Basic, Bronze, Silver, Gold ve Platinum) ayrılıyor. C2C sertifikalı ürünler, aynı zaman uluslararası Yeşil Bina değerlendirme sistemleri olan LEED ve Breeam sistemlerinin yeni versiyonlarında sürdürülebilir malzeme kategorilerinde avantajlar sağlıyor. Altensis, Cradle to Cradle Enstitüsü tarafından eğitilmiş ve akredite olmuş uzmanlarıyla üreticilere ürünlerinin C2C sertifikası alması yolunda danışmanlık ve denetleme hizmetleri sunuyor.
Türkiye Çevreci Binalarda İlk 10’a Girdi
Son yıllarda çevre dostu Yeşil Binalar konusunda yapılan yatırımlar Türkiye’nin uluslararası alanda yıldızını parlatıyor. US Green Building Council (USGBC) verilerine göre Türkiye, LEED sertifikalı projeler açısından geçen yıl dünyada ilk 10 ülke arasında yerini aldı. 237 LEED sertifikalı veya sertifika almaya aday projeyle 9. sırada yer alan Türkiye, alçak katlı konutlara özel LEEDfor Homes’ta ise ilk 3’e girdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Altensis kurucu ortaklarından Emre Ilıcalı, US Green Building Council’in araştırmasının gelecek adına umut verici olduğunu söylüyor. Emre Ilıcalı, Türkiye’nin mevcut çabasını birkaç kat artırması halinde ilk 5’te yer almasının zor olmayacağına dikkat çekiyor ve şu yorumlarda bulunuyor: “Türkiye’de bu sertifika sadece yeni projeler için alınmıyor, aynı zamanda mevcut binasını çevre dostu özellikler bakımından yenilemek suretiyle de alınan sertifikalar var. Dolayısıyla, hem Türk ekonomisi hem yatırımcının-binada yaşayanların ekonomisi hem çevre hem de sağlık açısından katma değeri olan böyle bir yatırımı yapabilecek binlerce yapı potansiyeli varken, Türkiye’nin bin proje sayısına ulaşması aslında hayal değil”.
Uluslararası bir sürdürülebilir ürün sertifikasyon sistemi olan Cradle to Cradle (C2C), merkezi ABD’de bulunan Cradle To Cradle Innovation Institute tarafından yönetiliyor. Sistem kapsamında ürünler şu beş temel esasa göre değerlendiriliyor:
- Güvenli ve sağlıklı malzeme kullanımı
- Malzeme geri dönüşümü
- Yenilenebilir enerji kullanımı
- Su yönetimi
- Sosyal uygunluk
Ürünler bu değerlendirme sonrasında 5 ana gruba (Basic, Bronze, Silver, Gold ve Platinum) ayrılıyor. C2C sertifikalı ürünler, aynı zaman uluslararası Yeşil Bina değerlendirme sistemleri olan LEED ve Breeam sistemlerinin yeni versiyonlarında sürdürülebilir malzeme kategorilerinde avantajlar sağlıyor. Altensis, Cradle to Cradle Enstitüsü tarafından eğitilmiş ve akredite olmuş uzmanlarıyla üreticilere ürünlerinin C2C sertifikası alması yolunda danışmanlık ve denetleme hizmetleri sunuyor.
Türkiye Çevreci Binalarda İlk 10’a Girdi
Son yıllarda çevre dostu Yeşil Binalar konusunda yapılan yatırımlar Türkiye’nin uluslararası alanda yıldızını parlatıyor. US Green Building Council (USGBC) verilerine göre Türkiye, LEED sertifikalı projeler açısından geçen yıl dünyada ilk 10 ülke arasında yerini aldı. 237 LEED sertifikalı veya sertifika almaya aday projeyle 9. sırada yer alan Türkiye, alçak katlı konutlara özel LEEDfor Homes’ta ise ilk 3’e girdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Altensis kurucu ortaklarından Emre Ilıcalı, US Green Building Council’in araştırmasının gelecek adına umut verici olduğunu söylüyor. Emre Ilıcalı, Türkiye’nin mevcut çabasını birkaç kat artırması halinde ilk 5’te yer almasının zor olmayacağına dikkat çekiyor ve şu yorumlarda bulunuyor: “Türkiye’de bu sertifika sadece yeni projeler için alınmıyor, aynı zamanda mevcut binasını çevre dostu özellikler bakımından yenilemek suretiyle de alınan sertifikalar var. Dolayısıyla, hem Türk ekonomisi hem yatırımcının-binada yaşayanların ekonomisi hem çevre hem de sağlık açısından katma değeri olan böyle bir yatırımı yapabilecek binlerce yapı potansiyeli varken, Türkiye’nin bin proje sayısına ulaşması aslında hayal değil”.
Paylaş





