E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
VIESSMANN
DOĞAL ENERJİ
ALTENSİS

Schneider Electric EcoBuilding Pazarlama Müdürü Serdar Aziret: "Türkiye Henüz Yolun Başında"

Schneider Electric EcoBuilding Pazarlama Müdürü Serdar Aziret:

28 Şubat 2017 Salı / 15:09 | RÖPORTAJ
40. Sayı (Kasım-Aralık 2016)

Sürdürülebilirlik için öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin şart olduğunu ve insan davranışlarının değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Schneider Electric EcoBuilding Pazarlama Müdürü Serdar Aziret, "Türkiye'de henüz bu işin başındayız. Bir yol alındı... Ancak sürdürülebilirlik kavramı sindirilebilmiş değil. Bu sebeple öncelikle farkındalık yaratmak ve insanların bilincini değiştirmek gerekiyor" diyor...

YEŞİL BİNA: Schneider Electric hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz?

SERDAR AZİRET: Schneider Electric, bu sene 180. yılını kutlayan oldukça güçlü ve köklü bir marka. Sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarımızda aslında şirketin DNA’sındaki sürdürülebilirlik kavramından besleniyoruz. Bir markanın 180 sene boyunca varlığını sürdürebilmesi ve lider konumunu muhafaza etmesi, değişen koşullara ayak uydurabilme yeteneğiyle ilgili bir durum. Marka olarak bunu çözümlerimize de yansıtıyoruz. Şu an en çok üzerinde konuştuğumuz, en çok çözümlerimizi şekillendirdiğimiz alanlardan biri “sürdürülebilirlik”. Tabi bu konuya ağırlıklı olarak enerji verimliliği çözümlerimizle yaklaşıyoruz Zaten enerji sürdürülebilirliği de çevresel sürdürülebilirlik ve dünyanın sürdürülebilirliği anlamına geliyor.
Bu noktadan baktığınızda Schneider Electric öncelikle bu sürdürülebilirliğe yönelik değişen trendlere göre enerji yönetimi üzerine çözümler üretiyor. Bina otomasyon çözümleri de bunlardan biri; ama daha geniş bir skalada baktığınızda şehir altyapısı, yenilenebilir enerji kaynakları, data center-IT çözümleri ve endüstriyel çözümler gibi aslında enerjinin tüketildiği her alana yönelik çözümleri olan büyük bir firmayız.
Dünya üzerinde binalar toplam enerji tüketimi içinde yaklaşık yüzde 40 gibi bir paya sahip. Bu da binaları hep odağımızda olan bir konu haline getiriyor. Bu yüzden sürdürülebilir bir dünya ya da enerjinin sürdürülebilirliği için binalarda verimliliği sağlamak, bununla ilgili altyapıları, sistemleri kurgulamak oldukça önemli. Schneider Electric de bu alanda ciddi yatırımlar yapan bir firma.

YEŞİL BİNA: Schneider Electric’in bina otomasyon çözümleri ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

SERDAR AZİRET: Bina otomasyon çö- zümleri denilince, bir binadaki bütün sistemleri düşünebilirsiniz. Bir binada enerji tüketen aydınlatmadan iklimlendirmeye, otomatik kapılardan güvenlik kameralarına kadar birçok farklı sistem var. Bunların hepsi tek başına, ayrı ayrı çalışan sistemler. Ama bunların hepsinin otomasyona bağlanması ve tek bir merkezden kontrolü de mümkün. Schneider Electric’in SmartStruxure adını verdiği bir çözümü mevcut. Bu çözümümüz ile bütün bu sistemlerin birbirine entegre bir şekilde çalışmasını sağlıyoruz.
Schneider Electric’in bina otomasyon çözümlerinin en büyük avantajı, binadaki bütün sistemlerin tek bir merkezden yönetilmesini sağlaması. Bir tek ara yüzle, tek bir bilgisayar ekranından bütün sistemlerle ilgili kurguları, senaryoları oluşturabiliyorsunuz, mevcut hataları kolaylıkla ve hızlıca tespit edebiliyorsunuz.
Bina otomasyonunda 3 tane ana kalemimiz bulunuyor. Birincisi, “Bina Yönetim Sistemi”. Bina Yönetim Sistemi, ağırlıklı olarak havalandırma kontrolünü oluşturuyor; ki havalandırma bir bina içinde en çok enerji tüketen ana kalem. “Güvenlik Sistemleri” de yine Bina Yönetim Sistemi içinde yer alıyor. İkinci ana kalem “Aydınlatma Otomasyonu”. Bunu da KNX dediğimiz bir açık haberleşme protokolü ile yapıyoruz. Bunları aslında bir binada enerji tüketen iki temel konu gibi düşünebiliriz. Üçüncü ana kalem ise “Enerji Yönetim Sistemleri”.
Akıllı Bina, o binada yaşayan insanların hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen bir konsept. Yeşil Bina ise binada yaşayan insanların hayatını kolaylaştırırken, enerjinin daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Binaların akıllı olması için de enerjiyi daha verimli kullanması için de bir otomasyon gerekiyor. Otomasyonun bir diğer avantajı da insan kaynaklı hataları minimize etmesi.

YEŞİL BİNA: SmartStruxure çözümünüz binalara neler sunuyor?

SERDAR AZİRET: Smartstruxure bütün bu bina çözümlerinin genel adı. Dolayısıyla bunu bir üst çatı gibi düşünebilirsiniz. Bütün alt sistemler, o çatının altındaki ayrı fonksiyonlar... Smartstruxure, bütün bu fonksiyonları yöneten beyin gibi düşünülebilir.
Buradaki verimliliğin bizim için iki boyutu var: OPEX ve CAPEX, yani işletme verimliliği ve sermaye verimliliği. Şu an bütün bu sistemleri kullandığınızda binalarda ortalama yüzde 30’a kadar enerji maliyetlerinizi düşürebiliyorsunuz. Bu asıl iletişimi yapılan konu. Ama bir de bunun haricinde bazı yatırımcıların es geçtiği en önemli kazanç “operasyonel verimlilik”. Yani, siz bu sistemleri kurduğunuzda, binayı otomatik hale getirdiğinizde insanlardan kaynaklı hata riskini azaltıyorsunuz, belki daha az insan çalıştırmanız gerekebiliyor, insanları daha verimli yönetiyorsunuz. Buradan da operasyonel giderlerde çok ciddi bir azalma sağlıyorsunuz.

YEŞİL BİNA: Schneider Electric Yeşil Binalara sertifika alma yolunda ne gibi katkılar sunuyor?

SERDAR AZİRET: Schneider Electric olarak enerji denetimleri yapıyoruz. Hem firmalara hem de yatırımcılara enerji verimliliğini nasıl artırılabileceğiyle ilgili danışmanlık hizmeti veriyoruz. Sadece Türkiye’deki değil, globaldeki bilgi birikimimizi de kattığımızda, pazarda ciddi yönlendirebilme gücü olan firmalar arasındayız.
Bu konuda belki Türkiye’de daha gidilmesi gereken yol var ama Amerika’da, Avrupa’da çok daha ileri bir noktadayız. Bu yüzden, o bölgelerdeki teknik ekip arkadaşlarımızı ve uzmanlarımızı Türkiye’ye de getirerek burada da yeni yapılacak yatırımlarda binanın nasıl daha verimli, daha yeşil hale getirilebileceğiyle ilgili danışmanlık hizmetleri veriyoruz.
Bunun paralelinde bakanlıklar, Yeşil Bina konseptine yönelik dernekler ve sürdürülebilirlik akademileri gibi birçok kurum ve kuruluşla işbirliği yapıp, standartların belirlenmesi konusunda da öncü markalardan biri olmak için çalışıyoruz.

YEŞİL BİNA: SmartStruxure uygulamaları binalara hangi aşamada dahil oluyor?

SERDAR AZİRET: Biz projeleri takip ederken daha işin tasarım aşamasında devreye giriyoruz. Proje, henüz projelendirilmeden önceki aşamada gidip bütün bu çözüm ve sistemleri anlatıyoruz. Hatta bununla da sınırlı kalmayıp, nasıl bir yapı çerçevesinde uygulanabileceğini anlatıyoruz. Proje ofisleri bu anlamda yakın çalıştığımız yerler. Bir proje hayata geçirilirken çok ayağı oluyor. Öncelikle projenin tasarlanması kısmında proje ofisi tarafı var. Bir sonraki aşamada işin mimar tarafı var, elektrik müteahhidi var, yatırımcısı var... Bütün bunlar o kararın verilme aşamasında etkili. O yüzden biz Schneider Electric olarak öncelikle bilinci yaratmak anlamında bütün bu noktalara dokunuyoruz diyebilirim.

YEŞİL BİNA: Schneider Electric’in Yeşil Bina referanslarından birkaç örnek verebilir misiniz? Bu alanda bugüne kadar neler yaptınız?

SERDAR AZİRET: Yeşil Bina sertifikalarının binanın konumundan atıksu yönetimine kadar birçok kriteri var. Bizim faaliyet gösterdiğimiz enerji verimliliği konusu bu kriterlerden yalnızca biri. Bina alanında pek çok farklı projede yer alıyoruz. Son dönemde çok ses getiren projelerimizden biri olarak Türkiye’nin ilk akıllı stadı olarak lanse edilen Vodafone Arena’yı örnek verebilirim. Bunun dışında, global otel zincirleriyle yaptığımız uluslararası işbirlikleri, birçok kompleks bina projesi ve özellikle PPP modeli ile hızlanan hastane yatırımlarına, veri merkezi projelerine, farklı uygulama alanlarındaki daha birçok büyük ölçekli projeye imza attık. Yine bahsettiğimiz tüm sistemlerin kullanıldığı binalardan biri de Schneider Electric’in Manisa fabrikası.
Binalarda alçak gerilim sistemlerinin toplandığı panolar vardır. Bu panoları, binadaki her bir masaya giden elektrik yükünün üzerinden geçtiği bir merkez gibi düşünebilirsiniz. Biz, artık bunların haberleşebildiği yapılara geçiyoruz. Akıllı pano dediğimiz bu sistemle binalardaki elektrik tüketimini her bir masada ne kadar tüketildiğine kadar ölçebiliyoruz. Bu panolar verileri bir cloud, yani bulut üzerinden aktarıyor. Örneğin bir süpermarket zincirinin 1000 farklı şubesini tek bir merkezden yönetebiliyorsunuz. Akıllı bina teknolojilerinde cloud çözümleri oldukça önemli bir hale geliyor.

YEŞİL BİNA: Bina Otomasyon Çözümleri her binaya farklı bir mühendislik çalışması gerektiriyor. Kendi bünyenizde bir ekiple mi yapıyorsunuz? Birlikte çalıştığınız firmalar var mı?

SERDAR AZİRET: Otomasyon, ayrı uzmanlık gerektiren bir konu. Schneider Electric’in projelere doğrudan mühendislik hizmeti verdiği, kurulum da yaptığı projeler var. Bunun için içeride bir teknik ekibimiz bulunuyor. Ancak her işi Schneider Electric olarak doğrudan almıyoruz. Bunun için EcoXpert dediğimiz bir partner ağımız var. Bu EcoXpert dediğimiz sistem entegratörleri tamamen bina yönetimi, aydınlatma yönetimi, enerji yönetimi dediğimiz alt sistemlerin kurulmasında uzmanlaşmış firmalar. Biz projeleri bu iş ortaklarımızla birlikte takip ediyoruz. Onlarla, mühendislik hizmetlerinin verilmesi ve hatta kurulum sonrasında servis ve bakım anlaşmalarında da hizmet verilmesi şekilde bir işbirliği kuruyoruz. Bu anlamda bir diğer misyonumuz da piyasada bu konuda daha uzman firmalar yaratmak. İş ortağımız dediğimiz bu firmalar gerçekten alanlarında uzman firmalar. Biz de bu firmalara hem eğitim vererek hem de teknik destek sağlayarak büyük ölçüde yatırım yapıyoruz. 
Türkiye’de kırka yakın EcoXpert’imiz var. Bunların bir kısmı daha küçük ölçekli projeleri takip ediyor ancak bir kısmı da büyük projelerimiz arasında referans olarak sayabileceğimiz projelerde kurulum yapabiliyor.

YEŞİL BİNA: Sürdürülebilirlik konusunda şu anda gelinen nokta sizce ne?

SERDAR AZİRET:
Sürdürülebilirlik için enerjiyi daha verimli kullanabilmemiz lazım. Dünyanın en büyük sorunu kaynakların tükenmesi. Bunun için önümüzde iki yol var. Birincisi, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek; ikincisi ise insanların davranışını değiştirmek. Çünkü siz ne kadar verimli bir sistem kurarsanız kurun, doğru kullanılmadıktan sonra verimliliği sağlayamazsınız. Bu yüzden sadece biz değil, tüm önemli markalar bu işin ucundan tutmaya çalışıyor.
Bu konunun sosyal sorumluluk dışında bir de PR değeri var. Ama biz sadece PR olarak görmüyoruz, bunun altını da dolduruyoruz. Bizim bütün yeni yatırımlarımız, bütün yeni çözümlerimiz de sürdürülebilirliğe hizmet edecek şekilde. Schneider Electric her sene dünya genelinde cirosunun yüzde 5’ini Ar-Ge’ye ayırıyor. Ar-Ge çalışmaları ise hep daha sürdürülebilir çözümler üzerine gelişiyor. Türkiye’deyse bu işin henüz başındayız. Devlet yatırımları ve standartlar ile belli bir yol alındı ancak insanlar sürdürebilirlik kavramını henüz sindirebilmiş değiller. Bu sebeple öncelikle farkındalık yaratmak ve insanların bilincini değiştirmek gerekiyor.

YEŞİL BİNA:
Yeşil Bina konsepti tekil binalarla başladı ama artık tek başına binalar yetmiyor, mahalle, şehir ölçeği konuşuluyor. Siz kent ölçeğinde neler yapıyorsunuz?

SERDAR AZİRET: Akıllı Bina, Akıllı Şehir, konsept olarak bunlar birbirine bağlı şeyler. Schneider Electric olarak Akıllı Şehirler konusunda atıksu yönetimi, şehir enerjisi yönetimi gibi çalışmalara da bünyemizde yer veriyoruz. Akıllı şehirler üzerinde çalışıyoruz, dünya üzerinde referanslarımız da var. Türkiye’de bu konunun çok başında olsa da yavaş yavaş bu yönde çalışmalar yapılmaya başlandı. Bildiğimiz kadarıyla önümüzdeki 8 sene içinde Türkiye’de 10 adet akıllı şehir konseptli şehir yapılması planlanıyor. Hindistan, 100 tane şehri Akıllı Şehir’e dönüştürmekle ilgili bir yatırım başlattı. Avrupa’da Amsterdam ve Londra gibi şehirler tamamen bu konsepte dönüştürülmüş şehirler arasında bulunuyor. Zaten bu dönüşümün yapılması gerekiyor. Bu kadar nüfusun olduğu yerde bazı şeyleri daha kolay hale getirmezsek, o şehir kaostan boğulur.

 

İlginizi çekebilir...

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk: 'Ekoklinker'in Enerj Performansı Oldukça İyi'

Önümüzdeki aylarda Ekoklinkler'in ikinci üretim hattının devreye alınacağı bilgisini paylaşan Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk, ü...
4 Temmuz 2018 Çarşamba / 20:50

SEPEV Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Salman Gürcan: 'En Büyük Tehdit, Yanlış Yapılan Uygulamalar'

2012 yılında kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV)'nin Kurucu Başkanı ve halen mevcut dönem Yönetim Kurulu Üyesi olan Tuğba Salman Gürc...
10 Mayıs 2018 Perşembe / 16:33

Panasonic Eco Solutions Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok: 'Tüm Yeşil Bina Konseptli Projelerde Olmayı Hedefliyoruz'

Bina otomasyon sistemleri, son dönemde gerek evlerde gerekse işyerlerinde daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sağladığı enerji verimliliğinin yanı sı...
6 Mart 2018 Salı / 22:27