E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

ÇEDBİK Başkan Yardımcısı Dr. Duygu Erten: 'Yeşil Bina, sadece mühendis ve mimarların konusu değil!..'

ÇEDBİK Başkan Yardımcısı Dr. Duygu Erten: 'Yeşil Bina, sadece mühendis ve mimarların konusu değil!..'

28 Ekim 2010 Perşembe | SÖYLEŞİ
3. Sayı (Eylül - Ekim 2010)

ÇEDBİK Başkan Yardımcısı Dr. Duygu Erten, Yeşil Binaların, bütüncül olarak şehir planlama ölçeğinde ele alınmadan istenilen anlamda bir iyileştirme yapamayacağını ifade ediyor...
Dr. Duygu Erten, Türkiye’de “Yeşil Bina” veya “Ekolojik Yapı” kavramlarının yaygınlaşmasındaki en önemli isimlerden birisi... Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDB‹K) Başkan Yardımcısı ve TURKECO ‹nşaat Enerji San. ve Tic. Ltd. Kurucusu Dr. Duygu Erten ile Türkiye’de Yeşil Binaların geleceği üzerine kısa bir görüşme yaptık... Türkiye’de Yeşil Bina alanında gerçek bir kavram kargaşası, algı problemi ve prestij amaçlı projeler yapma eğilimi olduğunu vurgulayan Erten, bu karışıklığın, gerçek anlamda sürdürülebilir binalar yapmaya motive edecek bir açılıma doğru gitmesini umut ediyor.
Yeşil Bina ve yerleşkeler konusunun, bütüncül olarak şehir planlama ölçeğinde ele alınmadan, istenilen anlamda bir iyileştirme yapamayacağını dile getiren Erten, “Maslak hattında 5-6 binaya BREEAM ve LEED sertifikası alarak, ülkede yeşil hareketin çok iyi gittiğini söyleyemeyiz. Hala mimarlardan, ‘zaten biz yeşil tasarlıyorduk; bu yeni bir şey değil ki’ söylemleri geliyor. ‹şte burada Yeşil Binayı bir kez daha tanımlamamız gerekiyor.” diyor ve şu yorumlarda bulunuyor: “Yeşil Bina, Yeşil Bina yapılmasında emeği geçen her sektörü kapsıyor. Halının tutkalını veren dağıtım şirketinin üretiminde harcadığı karbondioksitten binada kullanılan klimanın Küresel Isınma Katsayısına (GWP) kadar birçok parametre Yeşil Bina konseptini oluşturuyor. Yeşil Bina sadece mimarların ve mühendislerin konusu değil. Arazinin ekolojik değerinin biçilmesinden sel alabilecek arazilere ev yapılmamasına kadar birçok alan itinayla değerlendirilir. ‹mar izni olmayan yerlere bina yapılmaması gerek. fiehirlerimizin, mezarlıklar ve eskiden kalma saraylarda kalmış yeşil alanlar dışında nefes alacak yeşil arazilere ihtiyacı var. Bir takım alanlara imar izni verilmemesinin ardında çok bilimsel ve akıllı nedenler bulunuyor. Deprem, ‹stanbul ve birçok şehir için ciddi bir problem. Konuyu artık mikro düzeyde değil makro düzeyde ele almak şart...”
“Yeşil Bina anlayışının iyileşmesi için yatırımcı ve işverenin de bu alanda bilgi sahibi olması gerekiyor. Hala birçok kişi LEED AP ve BREEAM denetçi sertifikası olan kişi veya firmaların bu projelere söz konusu sertifikaları alabildiğini zannediyor. Bir projenin LEED-Platin veya BREEAM Excellent alması bir ekip başarısıdır ve işverenin bütçesiyle ilgilidir. Yeşil Bina sertifikalarına sahip kişi ve kurumlar aracı ve prosesleri bilen ve yürüten kişilerdir. Hem projenin hem de işverenin proje yöneticileri ve projenin muhatabı işveren temsilcileri olmadan yeşil projeleri yürütmesi riskli ve zordur...”

Türkiye’ye uygun bir sertifika sistemi oluşturacağız
“BREEAM ve LEED, bugün dünyada binalar için en yaygın kullanılan çevresel değerlendirme sertifika sistemleri. ‹kisinin karşılaştırılmaları ise, bu sertifikaların farklı güçlü ve zayıf taraşarı olduğundan ve farklı felsefe ve iş modelleri tarafından oluşturulduklarından hiç kolay olmadığı gibi yanıltıcı da olabiliyor. Bu sistemlerin varoluş nedeni, ülkelerin bina standartlarını yukarıya çekme amacıdır. Söz konusu sistemler sürekli revize ediliyor; hem birbirinin deneyimlerinden öğrenerek eklemeler ve çıkarmalar yapılıyor hem de karbon metriği gibi konularda bazı kriterlerin ortak hale getirilmesi için çalışılıyor. Ancak, bu sistemlerin kriterleri kendi ülke gerçeklerini yansıtıyor. Bunların yerel durumlara adaptasyonu şart. Örneğin bir sertifika, araba kullanımının azaltılması ve toplu taşımacılığa teşvik için otopark sayısının düşürülmesine puan veriyor. Ancak buradaki limitler bizim otopark yönetmeliğimize aykırı bir durum yaratabiliyor. Ayrıca ‹stanbul, Londra veya Stockholm değil. Her yere metroyla gitmek imkansız. Buna benzer birçok koşulun değiştirilmesi gerekebilir. Ayrıca sertifikanın kendi dilimizde olması ve belli ürünlerin pazarlamasına yönelik olmaması da çok önemli. Bu nedenle ÇEDB‹K uzun vadede Türkiye’ye uygun bir sertifika sistemi oluşturmayı amaçlıyor ve bunu da diğer ülkelerde olduğu gibi LEED ve BREEAM’i ve hatta yeni çıkan DGNB’yi (Alman sistemi) temel olarak yapacak...”

Malzemeyle ilgili zorlu çalışmalar bizi bekliyor
“Yeşil Bina konusunda belki de en büyük eksiklik malzeme konusunda yaşanıyor. Yine de biz sorunlara değil, çözümlere odaklanmaya çalışıyoruz. Ülkemizde henüz Eko Etiket konusu yerleşmedi. Bu konuda AB bir takım çalışmaları tamamladı. Bunun yanında, malzemelerin yaşam döngüsü analizlerinin yapılması da ülkemiz için yeni bir konu. Bir malzemenin yeşil olup olmadığının anlaşılmasında Yaşam Döngüsü Analizi çok önemli. Bu noktada kaçak enerji kullanımı gibi kayıtsızlıkların yaşandığı ülkemizde, kimi zorlukların yaşanabileceğini öngörebiliyoruz. Sonunda ürünlerini yeşil pazara sokmak isteyen yerli üreticilerin artık böylesi uygulamalardan uzak durmaları gerekecek. Sürdürülebilirlik kavramının sosyal hayatımıza bir başka katkısı da belki bu alanda olacak. Ve kimi Yeşil Bina sertifika sistemleri malzemelerin yerel temin edilmesini, dolayısıyla nakliyede oluşan karbon salımlarını azaltmayı hedeşiyor. Yani gerekli belgeleri var diye dünyanın öbür ucundan malzeme ithal etmek, sürdürülebilirlik açısından her zaman kabul gören bir eylem değil. Unutmayalım ki bugün için bir engel olan bu konu, yakın gelecekte yerel üretimin teşvik edici unsurlarından biri olacak. Özetle malzemeyle ilgili ÇEDB‹K’i zorlu çalışmalar bekliyor ve bunların içinde Türkiye’nin yapı sektörü için çok olumlu şeyler yatıyor...”

ÇEDBİK’e kurucu bulmakta zorlanmıştık
“Kurumlarımız da binalarımız ve yaşadığımız bölgeler gibi kültürümüzün, yaşam felsefemizin ve hayata bakış açımızın birer göstergesidir. Devletin henüz el atamadığı konulara hızla çözüm üretecek kurumlar STK’lardır. ÇEDB‹K 2007’de kurulurken Yeşil Bina konusu konuşulan bir konu değildi ve derneğe kurucu bulmakta zorlanmıştık. STK’lar bağımsız kalabildikleri sürece yeni anlayışların doğru olarak yerleşmesinde çok önemli rol oynarlar.  Her alanda doğru anlayışın yerleştirilmesi o alanda çalışan STK’ların güçlendirilmesiyle mümkün olur. Ancak kaynakların çoğu gönüllülerden geldiğinden yönetimin hem yaptırım gücü sınırlıdır, hem de geniş kitleleri sürekli olarak yüksek motivasyon düzeyinde tutmak, işi güçleştirir. Ayrıca Türkiye’de hala katılımcı anlayışla oluşmuş bir yönetim kurulu modeli çalışmıyor ve işler birkaç kişinin üzerine kalıyor. Başarılı STK olmanın yolu Yönetim Kurulu üyelerini hedefe en hızlı ulaşabilmeyi sağlayacak kişilerden seçmekten geçiyor. Türkiye’de Yeşil Bina algısının doğru oturmasında ÇEDB‹K’in en önemli kurum olduğuna inanıyorum. Bir şirket hareketi olarak kurulan derneğin desteklenmesi, sürdürülebilir işler yapması, sektörde yarattığı etki ve farkı gösterecek etkinlikler düzenlemesi ve bütün bunları yapabilmesi için kaynak bulabilmesi çok önemli. Dernek, ölçme, değerlendirme, iyileştirme, hesap verme ilkelerini benimseyerek ilerliyor ve iyi yönetişimde model oluyor. Bu anlamda ÇETBİK’in üyelerinin desteğiyle, yeşil bir binası olan ve aynı zamanda bu alanda bir enstitü olarak Ar-Ge yapan bir kurum haline gelmesi gerektiğine inanıyorum...”

Yeşil Binalara devlet desteği şart...
ÇEDB‹K Kanada merkezli World Green Building Counsil üyesi. Diğer konseyleri izlediğimizde hemen her ülkede devlet teşvikleri olduğunu görüyoruz. Devletin bu konuda ÇEDB‹K ile pilot projeler yürüterek, kaynak ayırması bizim en büyük dileğimiz. Ayrıca Yeşil Bina yapanlara devlet teşvikleri, vergi indirimleri şart. Örneğin Singapur’daki Yeşil Bina derneği Full Konsey oldu. Bu açılışta kendi binalarını devletten aldıkları fonlarla Sıfır Enerji yapmışlar. Darısı başımıza...”

 


İlginizi çekebilir...

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk: 'Ekoklinker'in Enerj Performansı Oldukça İyi'

Önümüzdeki aylarda Ekoklinkler'in ikinci üretim hattının devreye alınacağı bilgisini paylaşan Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk, ü...
4 Temmuz 2018 Çarşamba

SEPEV Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Salman Gürcan: 'En Büyük Tehdit, Yanlış Yapılan Uygulamalar'

2012 yılında kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV)'nin Kurucu Başkanı ve halen mevcut dönem Yönetim Kurulu Üyesi olan Tuğba Salman Gürc...
10 Mayıs 2018 Perşembe

Panasonic Eco Solutions Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok: 'Tüm Yeşil Bina Konseptli Projelerde Olmayı Hedefliyoruz'

Bina otomasyon sistemleri, son dönemde gerek evlerde gerekse işyerlerinde daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sağladığı enerji verimliliğinin yanı sı...
6 Mart 2018 Salı

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.