E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

Alarko Carrier Pazarlama & Destek Grup Koordinatör Yardımcısı ve Türkiye'nin ilk LEED AP'si Hırant Kalataş: "Yeşil Bina Yapmanın Amacı Sadece PR Olmamalı!.."

Alarko Carrier Pazarlama & Destek Grup Koordinatör Yardımcısı ve Türkiye'nin ilk LEED AP'si Hırant Kalataş:

15 Temmuz 2010 Perşembe | SÖYLEŞİ
1. Sayı (Mayıs - Haziran 2010)

Yeşil Binaların Türkiye'de genellikle PR amacıyla yapıldığını söyleyen Hırant Kalataş, "Yeşil Bina, ömür boyu maliyet göz önüne alındığında oldukça tasarruflu bir tercih!" diyor...
Türkiye'de Yeşil Binaların genellikle halkla ilişkiler (PR) faaliyetleri kapsamında yapıldığını dile getiren Türkiye'nin ilk LEED AP'si ve Alarko Carrier Pazarlama&Destek Grup Koordinatör Yardımcısı Hırant Kalataş, Yeşil Bina uygulamalarının ilk yatırımı artırıcı bir yönü olsa da, aslında işleme maliyetlerini çok düşürdüğü ve ömür boyu maliyet göz önüne alındığında oldukça tasarruflu bir tercih olduğunu vurguluyor."Bina doğru tasarlandığında ve bütünleşik tasarım sürecinden doğru geçirilmişse çalışanların, yaşayanların performanslarını yükseltiyor, iş gücü kayıplarının azalacağı bir ortam sunuyor. Dolayısıyla Yeşil Bina yapmanın amacı sadece PR olmamalı..." diyen Kalataş, Yeşil Bina kavramı için önemli bir gerçeğin de, talebin yaratılması olduğunu dile getiriyor. İnsanların bir bina satın alırken veya kiralarken, o binanın yeşil kriterlerde olmasını tercih edip, belki biraz daha yüksek ücret ödemeyi kabul etmelerinin ve bu bilinç düzeyine gelmelerinin, Yeşil Bina arzını artıracağını ifade eden Kalataş, gelişmiş ülkelerde artık insanların işe başlayacakları ofislerin Yeşil Bina olmasını tercih ettiklerini hatırlatıyor.

Türkiye'de Yeşil Bina sektörünün, "çocukluk hastalıkları" geçirebileceğini vurgulayan Hırant Kalataş şu yorumlarda bulunuyor: "Yeşil Bina sertifikalandırma sistemlerine yönelik bazı eleştiriler var; ticarileştikleri söyleniyor. Bu, tüm sertifikalandırma yöntemleri için geçerli; aldatmak isteyen, her sistemi bir şekilde aldatabilir. Polisiye tedbirler işe yaramaz. Dere yatağına yapılmış bir binaya sertifika verilebiliyor. Sertifikalandırma sistemlerinden, binanın dere yatağına yapılmasını engellemesi beklenmemeli. Bu aslında inşaat ruhsatıyla ilgili bir konu. Beklentiler birbirine karışabiliyor. Bunun yanında Türkiye'ye özgü bazı problem ya da engeller de var..."

Malzeme sertifikalandırma sistematiği oluşturulmalı!

"Yeşil Binalarda malzeme çok önemli bir unsur. Kullanılan malzemelerin belli kriterlere uygun olması gerekli. Ülkemizde malzeme sertifikalandırma sistematiği henüz oluşturulamadı. Avrupa Birliği standartları TSE tarafından adapte ediliyor. Fakat bu standartlara uygunluğun sertifikalandırılması söz konusu değil. Dolayısıyla o açıdan bir problem yaşanıyor. Bu aşamada malzeme sertifikalandırma sistematiğinin oluşturulması yararlı olur. İkincisi problem ise sertifikanın ruhunun tam olarak anlaşılamamış olması. Bir diğer anlaşılamayan konu da, Yeşil Bina'nın, bildiğimiz tasarım süreciyle yapılamayacağı gerçeği. Klasik tasarım sürecinde, mimar tasarlar, sonra devreye mekanikçi, aydınlatmacı, elektrikçi vs. girer. Yeşil Bina tasarım süreci ise tam anlamıyla bütünleşiktir. Yani mimarın, elektrikçinin, mekanikçinin, peyzajcının vs. birçok disiplinin, tasarımın ilk aşamalarından itibaren içinde olması gerekiyor. Bütünleşik bir tasarım şart. Şu anda bu algı da henüz yeteri kadar oluşmuş değil..."

Mevcut binalarda yalıtım bile yok

"Türkiye'deki mevcut binalar, Yeşil Bina konseptinden oldukça uzak. Belli mimarların, belli mekanik tasarımcıların tasarladığı, belki Yeşil Bina sertifikası almamış binaları sertifikalandırmaya kalksanız sertifika alabilirler ya da o düzeye yakınlardır. Ama genel yapı stoğuna bakıldığında yalıtımı bile olmayan binalar çok çok fazla. Enerji performansı açısından çok kötü binalar var..."

İmalat sektörü sertifikasyon sistemlerine tam adapte olamadı

"Mekanik tasarım büroları, işin Yeşil Bina'nın enerji performansı ve iç ortam kalitesinde etken. Zaten bu iki konu bizleri temel olarak ilgilendiriyor. O açıdan baktığımda da bizdeki tasarımcılar gayet iyi bir durumda. Yeşil Bina çıkmadan da enerji tasarrufu konusuna çok kafa yoran bir gruptu. İmalat sektörü sertifikasyon sistemlerine tam adapte olamadı, ürünlerini sertifikalandıramıyorlar. Komple projeyi sertifikalandırıyorlar. LEED'de ürünlerle ilgili bir takım zorlamalar olmamasına rağmen BREEAM'de var. Mesela kanalların sızdırmazlık sınıfı, klima santralinin sızdırmazlık sınıfı, soğutma grubunun enerji performansı gibi bazı sınırlamalar getiriyor. O açıdan baktığınızda bizdeki imalatçıların bunlara uyumda fazla problem yaşayacaklarını zannetmiyorum. Bazılarında olabilir; mesela 'klima santralleri AB standardına göre L1 sınıfı olursa bir puan alırsın' diyor. Bizde pek L1 santral imalatı yok. Kanal sızdırmazlığı biraz kritik gibi, bazı ufak tefek şeyler olabilir ama sonuç olarak üreticilerimizin yaptıkları ürünler o sistemde kullanılacak ve binanın genel performansı önemli olduğu için imalatçıların uyumda bir problem yaşayacaklarını zannetmiyorum. Ama Yeşil Bina'da sertifikasyon açısından inşaat malzemelerinde genel olarak bir problem var..."

Türkiye'de çift taraflı sayaç uygulaması yok

"LEED alma sürecinde inşaat malzemelerinde bir takım sorunların olmasının yanında yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerjinin kullanılmasında da bazı sorunlar var. LEED, bina tükettiği enerjinin belli bir oranını yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kendisi üretirse ona puan veriyor. Şimdi varsayalım binanın bütün cephesini fotovoltaikle kapladık ve enerjimizin yüzde yirmisini karşılıyoruz, ciddi bir yatırım söz konusu. Türkiye'deki en büyük eksiklerden birisi çift taraflı sayaç uygulamasının olmaması. Yani üretilen enerjiyi depolamak mümkün ama çok büyük hacim ve maliyet gerektiriyor. Onun şebekeye geri satılabilmesi lazım. Ama Türkiye'de bu yok. Avrupa'da yenilenebilir enerji sistemlerine karşı ciddi teşvikler söz konusu. Devlet yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriği normal tarifenin üzerinde bir fiyatla geri alıyor. Dolayısıyla yenilenebilir enerjiye yatırımın geri dönüş süreleri çok kısalıyor..."

"Türkiye'de enerji simülasyonu konusunda yeteri kadar birikim oluşmadı. TTMD'nin bir takım çalışmaları var, umarım gerçekleştirecekler. Enerji simülasyonu için yurt dışından hizmet alınıyor. Benzer şekilde bazı sertifikasyon sistemlerinde termal modelleme, aydınlatma simülasyonu isteniyor. Türkiye'de henüz yeteri birikimi olmayan ve yurt dışından satın alınan hizmetler pahalıya patlıyor. Bunların da yavaş yavaş oluşması lazım..."

Sertifikasyon sistemleri Türkiye'ye uyarlanmalı

"Sertifikasyon sistemlerinde Türkiye'nin koşullarının göz önüne alınıp bir takım revizyonlar yapılması lazım. ÇEDBİK'in hedeflerinden birisi de bu. Başlangıç olarak yurt dışında yaygın olan sertifikasyon sistemlerinin Türkiye'ye adaptasyonu hedefleniyor. Adaptasyon çalışmalarına da başladı. Ama buna paralel olarak bir de Türk sertifikalandırma sisteminin çalışmaları yürütülüyor. Bu konuda insan kaynağı ve katkısının çoğalması lazım. Bir sertifikasyon sistemi oluşturulurken olabildiğince çok kişinin, sektörün ve firmanın katkısı şart..."

"Sertifikasyon sistemi şöyle gelişiyor...  Ülkelerde yeşil bina konseyleri oluşuyor ve bu konseyler sertifikalandırma ya da o ülkenin sertifikasyon sistemini oluşturmaya çalışıyorlar. Bunun da şemsiye örgütü Dünya Yeşil Bina Konseyi. Bu kurum, ülkelerdeki yeşil bina konseyi olan, olmaya aday olanları denetliyor ve olup olamayacaklarına karar veriyor. ÇEDBİK gelişmekte olan konsey statüsü aldı, birkaç yıl sonra da konsey statüsüne ulaşacak. Oradaki kurallardan bir tanesi, derneğe mümkün olduğu kadar çok sayıda farklı sektör şirketinin üye olması isteniyor. Ki bir sertifikalandırma sistemi çalışmaya başladığı zaman çıkarların çatışmasıyla doğrusu çıksın."


 


İlginizi çekebilir...

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk: 'Ekoklinker'in Enerj Performansı Oldukça İyi'

Önümüzdeki aylarda Ekoklinkler'in ikinci üretim hattının devreye alınacağı bilgisini paylaşan Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk, ü...
4 Temmuz 2018 Çarşamba

SEPEV Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Salman Gürcan: 'En Büyük Tehdit, Yanlış Yapılan Uygulamalar'

2012 yılında kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV)'nin Kurucu Başkanı ve halen mevcut dönem Yönetim Kurulu Üyesi olan Tuğba Salman Gürc...
10 Mayıs 2018 Perşembe

Panasonic Eco Solutions Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok: 'Tüm Yeşil Bina Konseptli Projelerde Olmayı Hedefliyoruz'

Bina otomasyon sistemleri, son dönemde gerek evlerde gerekse işyerlerinde daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sağladığı enerji verimliliğinin yanı sı...
6 Mart 2018 Salı

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.