E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
DOĞAL ENERJİ
VIESSMANN
ALTENSİS

Danfoss Global Bölgesel Enerji İş Geliştirme Direktörü Miha Bobic: 'Türkiye Altın Madeninin Üzerinde Oturuyor

Danfoss Global Bölgesel Enerji İş Geliştirme Direktörü Miha Bobic: 'Türkiye Altın Madeninin Üzerinde Oturuyor

30 Aralık 2017 Cumartesi / 17:39 | RÖPORTAJ
46. Sayı (Kasım-Aralık 2017)
686 kez okundu

Danimarka Konsolosluğu tarafından Kasım ayında düzenlenen “Sürdürülebilir ve Enerji Verimli bir Gelecek için Bölgesel Enerji Sistemleri Konferansı”na katılan Danfoss Global Bölgesel Enerji Kıdemli İş Geliştirme Direktörü Miha Bobic ve Danfoss Global Bölgesel Enerji İş Geliştirme Direktörü Dmitry Bochkalov’dan enerji verimliliği ve “Bölgesel Isıtma” hakkında bilgiler aldık. Bobic, “Türkiye, altın madeninin üzerinde oturuyor” diyor...

Yeşil Bina : “Bölgesel Isıtma” enerji verimliliği açısından ne tür avantajlar sağlıyor?

Miha Bobic : Öncelikle rakamlar çok net gösteriyor ki bölgesel ısıtmada enerji verimliliği diğer alternatiflere göre çok daha fazla. Örnek olarak bir enerji santralini ele alırsak, primer enerji tarafında sistem yüzde 30 ile 40 verimlilikle çalışıyor. Bu sistemi bölgesel enerji hattına dahil edersek bahsettiğimiz verimlilik bir anda yüzde 70 ile 80 seviyelerine yükselebiliyor. Bir diğer örnek ise, her dairenin kendine ait kombisi veya kazanı olduğu durumlar. Bu tarz sistemlerin birçoğunda egzoz gazı kontrol edilemiyor, dolayısıyla bu sistemlerde tüm yanma atıkları, partiküller ve karbondioksit havaya bırakılıyor. Bu da doğrudan yaşam alanlarındaki hava ve iklim şartlarını olumsuz etkiliyor. Bu duruma en iyi örnek olarak Çin gösterilebilir. Fakat bunun yerine bölgesel enerji sistemleri kurulduğunda hem şehir içerisindeki bütün bacalar ortadan kaldırılmış oluyor, hem de ısıtma tesisi şehrin dışında konumlandırılabiliyor. Son olarak ise enerji verimliliğinin getirmiş olduğu ekonomik fayda söz konusu. Bölgesel ısıtma sisteminin son kullanıcıya vereceği enerji maliyeti, tüm alternatiflerden çok daha düşük.

Yeşil Bina : Türkiye’de gerçekleşmiş olan projelerinizden bahsedebilir misiniz? Gündemde yeni projeler var mı?

Dmitry Bochkalov : Soma projemize bakacak olursak... Türkiye’de birçok bölgede enerji santrali bulunuyor. Soma bunlardan sadece biri. Sistemi çok basite indirgeyerek anlatmak istiyorum. Bölgesel ısıtma projesi öncesinde Soma Santrali’nde oluşturulan buhar gücü sadece elektrik üretiminde kullanılıyordu. Çevrimden çıkan sıcak buhardan ise hiçbir enerji temini yapılmıyor ve bu sıcak buhardaki ısı enerjisi dışarı atılıyordu. Bizler bu atık ısının bölgesel ısıtma sistemine dahil olmasını sağlayarak şehre dağıtılmasına, yerleşim yerlerinin ısınma ve sıcak su ihtiyacında kullanılmasına öncülük ettik. Böylece sadece elektrik üreten bir tesisi kojenarasyon tesisine dönüştürerek hem elektrik hem de ısı üreten bir tesis haline getirdik. Şehir sakinlerine ucuz, çevreci ve verimli enerji iletmenin yanı sıra şehirdeki hava kalitesinin artmasına da katkı sağladık. Fakat bu Soma Projesi’nin sadece başlangıcıydı ve bunu var olan potansiyelin sadece yüzde 10’unu kullanarak gerçekleştirdik, şimdiyse proje genişlemeye devam ediyor ve böylece bu yeşil ve ucuz enerjiden faydalanan şehir sakini sayısı da artıyor. Türkiye bu konuda büyük bir potansiyele sahip. Soma tabi ki sadece bir örnek. Eskişehir, İzmir, Afyon gibi bölgelerde yeraltı sıcak su kaynaklarının ve enerji santrallerindeki atık ısının merkezi ısı tesisleri kurularak verimli hale getirilmesi gibi ciddi bir potansiyel söz konusu. Bizler de bu doğal ve atık enerji kaynaklarını faydalı hale getirebilmek adına çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Miha Bobic : Sizler Türkiye’de altın madeninin üzerinde oturuyorsunuz. Çünkü burada birçok jeotermal enerji kaynağı bulunuyor ve bu, dünyanın pek çok yerinde bulunmayan bir fırsat.

Yeşil Bina : Bildiğiniz gibi Türkiye’de özellikle büyük şehirler çok kalabalık ve altyapıları oldukça eski... Bu tarz bölgelerde bölgesel ısıtma dönüşümünü gerçekleştirmek maliyetli olmaz mı, uygulanabilmesi mümkün mü?

Miha Bobic : Bu konudaki yanıtım oldukça net... Kesinlikle bu yatırımın getirileri ile ilk sahip olma maliyeti kıyaslandığında bölgesel ısıtmanın oldukça kârlı bir yatırım olduğu görülebiliyor. Sistemin ticari ömrü boyunca getireceği enerji tasarrufundan elde edilen getiri, sistemin kurulumu için gereken ilk yatırım maliyetlerini çok rahat bir şekilde karşılıyor. Bununla ilgili gerek şirketimizde gerek sistemi kullanan belediyelerde ihtiyaç duyulan tüm hesaplamalar mevcut ve kullanıma açık. Dünya genelinde halihazırda bu sistemleri aktif olarak kullanan birçok şehir var. Bunların arasında birçok tarihi kalıntıya ev sahipliği yapan merkezler dahi bulunuyor. Örnek olarak bizim geldiğimiz yer olan Slovenya’nın başkenti Ljubljana eski bir Roma şehrinin üzerine kurulu ve oldukça eski bir altyapısı bulunuyor. Buna karşın biz Ljubljana’da bölgesel ısıtma sistemi kullanıyoruz. Ayrıca şehirler her ihtimalde belirli peryiotlarda altyapılarını revize etmek durumunda. Bölgesel ısıtma projeleri, bu projelerle birleştirilerek tamamlanabilir.

Yeşil Bina : Bölgesel ısıtmanın yaygınlaştırılması için neler yapılıyor? Danimarka’da daha çok kamu tarafından veya kamu teşvikleri ile projeler yapılırken Türkiye’de özel sektör bu noktada daha hızlı ve esnek ilerliyor. Kıyaslama yaptığınızda Türkiye’de nasıl bir yöntem izlenebilir?
 

Dmıtry Bochkalov : Öncelike Türkiye’ye baktığımızda ben durumun bu şekilde olduğunu düşünmüyorum. Ben nereye gitsem ve hangi belediye başkanı veya yerel yönetici ile konuşsam örneğin Bergama, Afyon, Simav gibi, söylediğinizin aksine yerel yönetimler fazlasıyla bölgesel enerji projelerine açık ve aksiyon almaya hazırlar. Çünkü bu belediyeler vatandaşlarına daha iyi bir yaşam kalitesi sunabilmek istiyorlar. Özellikle jeotermal sıcak su kaynağına sahip bölgeler vatandaşa gayet doğal olarak bu çevreci ve ekonomik ısınma çözümünü sunabilmeyi arzu ediyor. Bence ülke ve yerel yönetimlerin yaşadığı en büyük problem, yatırım yapabilecek kaynaklara ulaşamamaları. Yoksa ihtiyaç duyulan ilgi ve devlet desteği mevcut. Finansal problemlere çözümler üretildikçe projelerin hayata geçmemesi için bir engel yok. Bu durumda ise dış kaynakların ülkeye çekilmesi ve yeşil enerji projeleri için mevcut AB fonlarının değerlendirilmesi mümkün kılınabilir. 

Miha Bobic : Günün sonunda eğer Türkiye’deki şehirlerin potansiyellerine bakacak olursanız, bu şehirlerde bölgesel enerji sistemlerine geçiş, şehirler için her açıdan fayda getirecektir. İlk olarak hızlı bir şekilde hava kirliliği seviyesi düşecektir ve ardından şehrin enerji maliyetleri azalacaktır. Bu duruma ülkenin yöneticileri gözünden baktığınızda da enerji maliyetlerinin düşecek olması yeterli bir motivasyon unsurudur.

Yeşil Bina : Danfoss dünya çapında bir firma ve bölgesel ısıtma konusunda odaklanmış olunan hedef ülkeler bulunmakta mı? Rusya özelinde ise, halihazırda fosil yakıt kaynakları bulunan bu ülkenin bölgesel ısıtma uygulamalarına yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dmıtry Bochkalov : Bugün burada bulunmamızdan anlaşılacağı üzere Türkiye odak ülkelerden birisi. Bir diğer odak ülke ise Çin; özellikle hava kirliliğinin azaltılması konusunda yapılan çalışmalarda biz de oldukça aktif olarak rol alıyoruz. Diğer taraftan bir diğer odak ise kuşkusuz Rusya. Rusya, hemen hemen dünyadaki en geniş bölgesel ısıtma sistemlerine sahip ülkelerden biri olarak hedef pazarlarımızdan birisi.

Miha Bobic : Genel olarak Avrupa kıtası ülkeleri dünyadaki en fazla bölgesel ısıtma penetrasyonuna sahip. Örneğin Almanya bu konuda dünyadaki en büyük tesislere sahip ülkelerden birisi. Diğer taraftan bu pazarın gelişmekte olduğu ülkelere de odaklanmaya çalışıyoruz. Örneğin bu sene İngiltere, yeni bölgesel ısıtma projelerine 350 milyon GBP (İngiliz Sterlini) destek sağlayacağını açıkladı. Buradaki model devlet-özel sektör ortaklığı şeklinde olacak ve bu durumda özel sektörün de getireceği yatırımlarla birlikte toplam yatırım miktarı yaklaşık olarak 1 milyar GBP (İngiliz Sterlini) tutarına ulaşıyor. Bir diğer büyük potansiyeli ise Fransa taşıyor. Fransa’da izlediğimiz model biraz daha farklı; çünkü Fransa’da Engie, Veolia gibi dünyanın en büyük enerji santrali operatör firmaları bulunuyor. Bunlar da bizim çözüm ortaklarımız ve birlikte projeler yürütüyoruz.


 


İlginizi çekebilir...

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk: 'Ekoklinker'in Enerj Performansı Oldukça İyi'

Önümüzdeki aylarda Ekoklinkler'in ikinci üretim hattının devreye alınacağı bilgisini paylaşan Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk, ü...
4 Temmuz 2018 Çarşamba / 20:50

SEPEV Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Salman Gürcan: 'En Büyük Tehdit, Yanlış Yapılan Uygulamalar'

2012 yılında kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV)'nin Kurucu Başkanı ve halen mevcut dönem Yönetim Kurulu Üyesi olan Tuğba Salman Gürc...
10 Mayıs 2018 Perşembe / 16:33

Panasonic Eco Solutions Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok: 'Tüm Yeşil Bina Konseptli Projelerde Olmayı Hedefliyoruz'

Bina otomasyon sistemleri, son dönemde gerek evlerde gerekse işyerlerinde daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sağladığı enerji verimliliğinin yanı sı...
6 Mart 2018 Salı / 22:27