Yeşil Bina Dergisi 11. Sayı (Ocak-Şubat 2012)

YEŞİL BİNA / ŞUBAT 2012 19 Dr. Pınar Erol: Çevresel Ürün Beyanları (EPD) ISO 14025’e göre tanımlanıyor. EPD’ler, bir ürünün veya servisin çevre performansını ISO 14040 serisi çerçeve- sinde tanımlanmış parametreler bazında önceden belirlenmiş kategorilere göre değerlendiren ve beyan eden dekla- rasyonlardır. Ticaret odaklı olup Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) kap- samında ekonomik faaliyetlerin ekolojik ayak izini ve üretim sürecinde meydana gelen çeşitli emisyon değerlerini dikkate alıyor. Bağımsız bir şekilde, üreticinin sağladığı bilgilerle hazırlanıyor. EPD’ler 12-18 sayfalık tanımlamalar ve yaşam döngüsü değerlendirmesi sonuçlarından meydana geliyor. Yeşil Bina: Neden EPD?.. Dr. Pınar Erol: Genel olarak ürünün çevre performansının bütünsel bir yaklaşımla şeffaflık politikası kapsamında ön plana çıkarılması, üretici kuruluşların çevre bilincinin ileri düzeyde olduğunun gös- tergesidir. Ürün performansının açıklıkla beyan edilmesi, günümüzde öncelikli olan Yeşil Bina pazarlarında avantaj yarat- makla kalmayıp, Avrupa Birliği yasaları ve ihracat pazarı gereklilikleri ile uyum sağlar. Bütün bunların yanı sıra üretim ve ürün optimizasyonuna da destek sağlayan değerlendirmelerin oluşması ve inovasyon yönetimini desteklemesi de önemlidir. Bütünsel yaklaşımla detaylı yapılan yaşam döngüsü değerlendirmesi ile DGNB, BREEAM, LEED vb. bina sertifi- kasyon sistemlerine de güvenilir, doğru- lanmış ve sürekli ulaşılabilir sayısal veriler sağlıyor. Çeşitli bina değerlendirme sis- temleri, yapı malzemelerinin müstakil per- formansını değil, binanın tüm performan- sını dikkate alıyor ve EPD’ler buna imkân tanıyor. Ürünlerin çevresel performansı ile ilgili bilgiler güvenilir ve sürekli ulaşılabi- lir olmalıdır. EPD uygulamasının başlıca getirileri, üretim süreçlerindeki enerji ve malzeme akışlarında şeffaflık, ürünlerin çevresel performansının kıyaslanabilmesi, ürünün binanın yapısına toplam etkisinin incelenebilmesi, ihracat pazarında pazar- lama aracı olması şeklinde sıralanabilir. Yeşil Bina: EPD hazırlanmasında izlenen süreç nedir? Dr. Pınar Erol: EPD’nin hazırlanması beş aşamada özetlenebilir: “Kapsam ve iş akışının belirlenmesi, EPD’nin temeli ve sınırlarının oluşturulması”, “Veri toplan- ması ve hazırlanması”, “Ürün ve üretim tanımlarının ve açıklayıcı metinlerin hazır- lanması”, “Yaşam Döngüsü Değerlendir- mesi”, “Verifikasyon”. Yeşil Bina: Bu aşamalardan hangisi fir- maları daha çok zorluyor ya da süreci uzatıyor? Dr. Pınar Erol: Sağlıklı veri toplanması bazen vakit alabiliyor. Ama bu aşama çalışmanın temelini oluşturması açısından çok önemli. Bir de verifikasyon kısmında süreç biraz uzayabiliyor; bu da çalışmanın üçüncü şahısların kontrolüne sunuluyor olmasından kaynaklanıyor. Yeşil Bina: Farklı EPD uygulamaları bulu- nuyor mu? Dr. Pınar Erol: Avrupa’da uygulanmakta olan İngiliz, Alman ve Fransız sistemleri gibi pek çok farklı EPD sistemi mevcut. Farklı EPD sistemlerinin uygulanması, bu konuyla ilgili olarak Avrupa ülkelerinde farklı yasal düzenlemelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkmış bir durum. Avrupa Komisyonu, Avrupa genelinde eşdeğer bir uygulama sistemi oluşturul- ması ve ticari bariyerlerin ortadan kaldı- rılması için EPD sistemlerinin harmonize edilmesine yönelik yatay entegrasyon standartları oluşturmak üzere Avrupa Standartlar Komitesi (CEN)’ne görev (M350) vermiştir. Yeşil Bina: EPD uygulamalarında yasal zorunluluklar var mıdır? Dr. Pınar Erol: Avrupa’da yapı mal- zemesi üreticilerinin ürünleri için EPD temin etmeleri şu anda zorunlu değil. Mevcut uygulamaya göre EPD’lerin hazır- lanması gönüllülük esasına dayanıyor; ancak yakın gelecekte karbon ayak izi veya sürdürülebilir kaynak tüketiminin izlenebilmesinde kullanılacak göstergeler bakımından gerekli olacak güvenilir verile- rin sağlanabilmesi için zorunluluk haline gelecektir. Yasal düzenlemelerle ilgili çalışmalar halen devam etmekte olup, bu çalışmaların kısa sürede tamamlan- ması planlanıyor. Türkiye’deki mevcut yasal durum Avrupa’dakiyle aynı olup, ulusal yönetmelikler seviyesinde EPD’lerin hazırlanması zorunlu değil; ancak EPD’ler pazarlama amacıyla kullanıldığında yararlı araçlar meydana getiriyor. Yakın gelecekte Avrupa’da uygulanacak olan yasal düzenlemeler ve zorunluluklar göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa pazarına ürün ihraç eden firmalar için EPD’ler kaçınılmaz olacaktır. Yeşil Bina: EPD’ler, sektörümüzde tek uygulanabilir Çevre Etiketi midir? Dr. Pınar Erol: Genel olarak bütün çevresel etkiler göz önüne alınmak isten- diğinde EPD’ler tektir fakat örneğin ürü- nünüzün “iklim değişikliği-sera gazları” odaklı çevresel etkilerini incelemek iste- diğinizde “Ürün Karbon Ayakizi” ya da “Su Kaynakları” odaklı çevresel etkilerini incelemek istediğinizde “Ürün Su Aya- kizi” gibi çalışmalar ön plana çıkacak- tır. Bunlar da yine ürünün tüm yaşam döngüsünü kapsayacak şekilde Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi metodolojisine göre hesaplanıyor. Tüm inşaat malzeme- lerini kapsamasa da zemin döşemeleri, ahşap mobilyalar ve ampuller gibi bazı ürün grupları için Avrupa Birliği Çevre Etiketi de kullanılabiliyor.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=