E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
VIESSMANN
ALTENSİS
DOĞAL ENERJİ

Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü Fatih Koray Yıldız: "Panel Verimliliğini Yüzde 23'e Çıkardık"

Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü Fatih Koray Yıldız:

1 Eylül 2016 Perşembe / 16:13 | RÖPORTAJ
38. Sayı (Temmuz-Ağustos 2016)

VİKO By Panasonic firmasından Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü Fatih Koray Yıldız ile Türkiye'de güneş enerjisinin durumunu, geleceğini, güneş enerjisi sektöründeki son teknolojileri ve Panasonic'in sunduğu çözümleri konuştuk...

Yeşil Bina: Türkiye’nin güneş enerjisi kullanımı konusundaki değerlendirmeleriniz ve öngörüleriniz nelerdir?

Fatih Koray Yıldız: Panasonic olarak Türkiye’de ilk çalışmaya başladığımız dönemde Türkiye’de kurulu güç miktarı 1-2 MW civarındaydı. 2014’te bu miktar 50 MW’a, 2015’te ise 250 MW’a çıktı. Bu sene ise 700-750 MW’ı bulacak gibi görünüyor. Yani pazarda dikey bir büyüme var. Bu dikey büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Şimdi artık dünyada 1-2 GW’lık büyük enerji santralleri de kurulmaya başlandı. Bu enerji santralleri ile beraber pazarın daha da büyüyeceğini tahmin ediyoruz. 2020’ye kadar bu dikey büyümenin süreceğini, sonrasında da diğer ülkelerde de olduğu gibi büyümenin yavaşlayıp belli bir stabilitede devam edeceğini düşünüyoruz. O dönemde de çatı sistemlerinin ön plana çıkacağını tahmin ediyoruz. Çünkü şu anda zemine yapılan sistemler, yani santraller pazarın yüzde 90’ını oluşturuyor. Çatı sistemleri ise ancak yüzde 10 civarında. Bu büyük santral projeleri belli bir doygunluğa ulaştıktan sonra artık çatı sistemleri ön plana çıkacaktır.
Bildiğiniz gibi Avrupa’da güneş enerjisi sistemleri önce çatılarda kurulmaya başlandı. Büyük enerji santrali projeleri ise bunun arkasından geliştirildi. Türkiye’de ise süreç tam tersi ilerledi. Önce büyük projeler yapılıyor. Çünkü çatıya yapılacak küçük sistemlerin de büyük projelerin de prosedürü aynı. Bu nedenle bütün üreticiler daha yüksek oranlarda satış yapabileceği büyük projelere yöneliyor.

Yeşil Bina: Türkiye’de güneş enerjisinin gerektiği kadar kullanılamamasının nedenleri sizce nelerdir?

Fatih Koray Yıldız: Sorunlar daha çok yönetmeliklerden ve bu işin ticaretini yapmaya kalkan insanların tutumlarından kaynaklanıyor. Bazen yönetmelikler bu konuda gerçek yatırımcıyı korumak için çalışmalar yapıyor. “Çantacı” diye adlandırdığımız kişilerin ticaretini önlemek amacıyla devir edilemeyeceğiyle alakalı bazı sınırlamalar getirildi. Mesela artık eldeki lisanssız çağrı mektubu satılamıyor artık. Çok daha farklı yollar denenmesi gerekiyor. Elinde çağrı mektubu olanların bu çağrı mektupları yavaş yavaş iptal olacak. Ya da bir yolunu bulup ellerinden çıkaracaklar. Böylece sadece gerçek yatırımcılar pazarda kalacak.
Diğer bir sıkıntı da, devletin ya da karar vericilerin bu konuda bazen farklı adımlar atmasından kaynaklanıyor. Mesela şu an yurtdışından gelecek olan panellerde KDV avantajı kaldırıldı. Türkiye’nin kurulu güç ihtiyacı bu sene için 750 MW. Şu ana kadar yaklaşık 200 MW kuruldu. Geride 500-550 MW’lık bekleyen bir kurulum ihtiyacı daha var. Ama Türkiye’nin yerel üretim olarak toplam kapasitesi 500 MW. Bu insanların bu üretimi karşılayabilecek reel kapasitesi yok. 500 MW da zaten varlığın kapasitesi. Üretim olarak bunun ancak yarısı yapılabiliyor. Yurtdışından malzeme almaları gerekiyor, bir anda gelecek olan talepleri karşılayabilecek yapıları yok. İstenilen kalite standartlarını karşılayabilecek yapıları da yok maalesef. Bu tip durumlar, kurulacak olan güç miktarını düşürüyor. Karar verici olan kesimler bu tür adımlarla yerel üreticiyi korurken, bir yandan da sektöre darbe vuruyorlar. Bir şekilde bir dengeye ulaşacaktır diye tahmin ediyorum.

Yeşil Bina: Güneş enerjisi alanında Panasonic olarak Türkiye’de bugüne kadar neler yaptınız?

Fatih Koray Yıldız: Güneş enerjisi konusundaki ilk projemizi, VİKO satın almasından önce 2013 yılında yaptık. Burdur-Bucak’ta, Mercan Mermer fabrikasının çatısına 500 KW’lık bir kurulum gerçekleştirdik. Yapıldığı dönemde Türkiye’deki çatıya kurulan en büyük projeydi. Zaten sonrasında bir yılını doldurmuş projeler arasında Türkiye’nin en verimli projesi seçildi ve Enerji Bakanlığı tarafından ödüllendirildi. VİKO satın alması sonrasında ise ilk yılımız daha çok pazar araştırması ile geçti. 2015 yılından itibaren daha çok satış yapmaya başladık. VİKO çatısı altındaki ilk projemiz 4,6 MW’lık tek eksenli takip sistemli bir projeydi. Halen de dünyadaki eğimli arazide yapılmış en büyük projelerden biridir. 2016 yılından itibaren de daha aktif olmaya başladık. Bu sene için anlaşmalarını imzaladığımız proje miktarı 23 MW’a çıktı şu ana kadar.
Bugünlerde ise malzemesini tedarik ettiğimiz Muğla’da 400 KW’lık bir proje var. Yine Bir mermer fabrikası çatısına yapılacak. Aslında çatılarındaki alana 300 KW’lık bir proje yapılabiliyordu. Ancak Panasonic ürünleriyle aynı alana 400 KW’lık bir proje kurabileceğimizi teklif edince kabul ettiler. Çünkü Panasonic’in HIT teknolojisi ürünleri birim alanda yüzde 27’ye kadar daha fazla enerji üretilmesine imkan veriyor.

Yeşil Bina: Panasonic ürünlerinin farkı nedir? Özellikle HIT teknolojisi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Fatih Koray Yıldız: HIT teknolojisi aslında 25 yıldır seri üretim yaptığımız bir teknoloji. Piyasada polikristalin ya da monokristalin ürünler bulabilirsiniz. Yine ince film teknolojisi ya da amorf tabanlı ürünler vardır. Panasonic’in de HIT teknolojisi var. Bu teknoloji ile üretim yapmaya çalışan birkaç firma daha bulunuyor ama henüz seri üretim aşamasına gelemediler.
HIT serisi ürünler, iki tane amorf panel arasına sıkıştırılmış monokristalin hücreden oluşuyor. Çok farklı bir teknoloji. Birbirine kompleks olarak yapışmış sandviç şeklinde yapılmış bir ürün. Amorf panellerin sıcaklık karşısındaki enerji düşüş değerleri çok düşük. Diğer ürünlerde 0,45 ile 0,50 arasında olurken HIT teknolojisi ile üretilen ürünlerde 0,29 seviyelerinde. Bu aradaki fark ise kullanıcıya yüzde 10’a kadar ekstra enerji sağlıyor. Orta kısımda bulunan monokristalin yapı da yüksek performanslı elektrik üretimi sağlıyor. Şu an piyasada bulacağınız birçok panel, 1,6 metrekare ölçülerinde üretiliyor ve 260-265 watt enerji üretimi yapıyor. Panasonic’in aynı ebatlardaki panelleri ise 325 watt çıkış veriyor. Hem hücre verimliliğinde hem de panel verimliliğinde dünyanın en verimli ürünlerini üretiyoruz.
Panasonic ürünlerindeki bir diğer fark da panellerde yer alan drenaj kanalları. Birçok panelde yağmur sonrası köşelerde toz, çamur birikintisi kalır. Bu da sistemin verimliliğini düşürür. Panasonic panellerde ise panel köşelerinde yer alan drenaj kanallarıyla yağmur, dolayısıyla çamur tahliye ediliyor ve verimlilik düşüşü olmuyor.
Diğer markalarla 1 MW’lık sistem 16-17 bin metrekarelik alana kurulabiliyorken, Panasonic ürünlerle 13 bin metrekareye 1 MW’lık sistem kurulabiliyor. Bu durumun da şöyle bir etkisi var; regülasyon gereği 1 MW en fazla 20 bin metrekareye kurulabiliyor. 20 bin metrekare, imara girdiği zaman yola veriliyor, imara veriliyor vs. 14-15 bin metrekarelere kadar düşüyor. Son yönetmelikle beraber, alınan çağrı mektubundaki gücün en fazla yüzde 10 altına düşülebiliyor. Yani 1 MW’lık diye başlayıp 900 kW’lık sistem kurulabiliyor. Eğer belediye payları çok gelirse 900 kW’a ulaşılamayabiliniyor. İşte bu tür durumlarda Panasonic çok işe yarıyor, fazlası bile yapılabiliyor.

Yeşil Bina: Güneş enerji sistemlerinde teknoloji ne yönde ilerliyor? Ar-Ge çalışmalarınızda ne üzerine yoğunlaşıyorsunuz?

Fatih Koray Yıldız: Güneş panellerindeki esas amaç, gelen ışığın tamamını enerjiye dönüştürebiliyor olmak. Aslında enerji geliyor ama enerjiye çevrilirken çok kayıp yaşanıyor. Gelen ışığın yüzde 15’i 17’si, 19’u kullanılabiliyor. Verimlilik de oradan geliyor. Bütün firmaların Ar-Ge çalışmaları bu konuya yoğunlaşıyor.
Işınım olduktan sonra hücre üzerindeki yüzey ne kadar zikzaklı olursa ya da keskin hatlı olursa, o kadar çok ışık içeride tutulabiliyor. Çünkü o keskin hatlar içinde ışık birbirine çarparak daha çok enerji üretiyor. Konvansiyonel ürünler, daha yuvarlak hatlı oluyor. Monolar biraz daha keskin oluyor. Bizim HIT paneller de biraz daha çok keskin hatlı, zikzaklar şeklinde. Bütün Ar-Ge çalışmaları kullanılan silisyumun saflığını artıracak yönde ve üzerindeki zikzakları daha fazlalaştırma ve keskinleştirme üzerine kurulu. Yaptığımız çalışmalarda panel verimliliğini yüzde 23’lere kadar çıkardık. Ama bu ürünlerin piyasaya çıkışı ancak iki sene içerisinde gerçekleşir. Şu andaysa piyasada bulabileceğiniz en yüksek verimlilik 19,7’dir. Bu ürünü de yine Panasonic üretiyor.

“Eco Solutions’a bağlı olarak faaliyetlerimizi yürütüyoruz”
“Panasonic, Türkiye’de Panasonic Elektronik Satış A.Ş. firması adı altında faaliyetleri olan bir firmaydı. Bu şirket üzerinden güneş enerjisi ürünlerimizin satışlarımızı yapmaya çalışıyorduk. Satış konusunda sektör çok hareketli olmadığı için de daha çok pazarlama faaliyetlerimizi sürdürüyorduk. VİKO markası ise bildiğiniz gibi kuruluşu 1966 yılına dayanan priz, anahtar, sigorta kutuları gibi elektrik ürünleri alanında üretim yapan bir firma. 2014 yılında VİKO, Panasonic tarafından satın alındı. O tarihten bu yana da Panasonic Corporation’ın dört grup şirketinden birisi olan Eco Solutions’a bağlı olarak faaliyetlerini yürütüyor...”

PANASONIC, TEKNOLOJİSİYLE GELECEĞİN ŞEHRİNE İMZASINI ATIYOR…
Panasonic, Nomura Real Estate Development Co. Ltd. işbirliğiyle Japonya’da geleceğin şehrini inşa etmek üzere harekete geçti. Proje, “Sürdürülebilir Akıllı Şehir” olarak hayata geçirilecek. Tokyo’nun güney batısındaki Yokohama şehrinde, Tsunashima’da inşa edilmesi planlanan yeni akıllı şehrin geliştirilmesine kılavuzluk edecek konsept planı ise geçtiğimiz günlerde açıklandı. Enerji sistemi, hidrojen dolum istasyonu ve uluslararası öğrenciler için bir yurt içeren Sürdürülebilir Akıllı Şehir Tsunashima’nın geliştirilmesine on kuruluş katılıyor.
Geleceğin şehri olarak planlanan Tsunashima için belirlenen hedefler arasında CO2 emisyonlarının %40 azaltılması, %30 ya da daha fazla oranda yeni enerjilerin kullanımı yer alıyor. “Sürdürülebilir Akıllı Şehir” Tsunashima’nın bir enerji merkezi, hidrojen dolum istasyonu ve uluslararası öğrenci yurdu olacak. Tokyo Gas Group, şehrin merkezine ısı ve elektrik ortak üretim sistemi kuracak ve sistem tarafından üretilen elektrik ve termal enerji buradan diğer tesislere dağıtılacak. JX Nippon Oil & Energy Corporation, hidrojen dolum istasyonunun işletiminden sorumlu olacak. Bu istasyonun yeni nesil enerji kaynağı olması ve yakıt hücreli araçlarla geleceğin hidrojen tabanlı toplumundaki diğer girişimlere hidrojen sağlaması düşünülüyor. Keio Üniversitesi de aktif uluslararası öğrenci değişimleri sağlamak üzere tasarlanan uluslararası öğrenci yurdunu açacak. Panasonic ise CRE çözümleri ile bilgi birikimini ve teknolojisini kullanarak, alandan ve konumdan daha fazla değer sağlamaya uğraşacak ve kullanılmayan bir alanı kullanılır hale getirerek mali ve ticari değerleri artırırken topluma da katkıda bulunacak. Enerji, güvenlik, mobilite, sağlık hizmetleri ve şehirdeki tesisler, insanı merkeze alarak sürdürülebilir bir akıllı yaşamın gerçekleştirilmesini sağlayacak. Aynı zamanda şehirde yaşayanların, çalışanların, ziyaretçilerin ve diğer insanların bakış açısından geleceğin yaşam tarzlarını ve rahatlığını sunmayı hedefleyecek.



 


İlginizi çekebilir...

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk: 'Ekoklinker'in Enerj Performansı Oldukça İyi'

Önümüzdeki aylarda Ekoklinkler'in ikinci üretim hattının devreye alınacağı bilgisini paylaşan Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk, ü...
4 Temmuz 2018 Çarşamba / 20:50

SEPEV Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Salman Gürcan: 'En Büyük Tehdit, Yanlış Yapılan Uygulamalar'

2012 yılında kurulan Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV)'nin Kurucu Başkanı ve halen mevcut dönem Yönetim Kurulu Üyesi olan Tuğba Salman Gürc...
10 Mayıs 2018 Perşembe / 16:33

Panasonic Eco Solutions Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok: 'Tüm Yeşil Bina Konseptli Projelerde Olmayı Hedefliyoruz'

Bina otomasyon sistemleri, son dönemde gerek evlerde gerekse işyerlerinde daha çok hayatımıza girmeye başladı. Sağladığı enerji verimliliğinin yanı sı...
6 Mart 2018 Salı / 22:27