E-Dergi Oku 

LEED Gold Sertifikalı 42 Maslak "A Kule"

LEED Gold Sertifikalı 42 Maslak

26 Şubat 2016 | PROJE
35. Sayı (Ocak-Şubat 2016)

2014 yılında Ofis 2 ve Ofis 3 blokları LEED Platinum sertifikası alan 42 Maslak, geçtiğimiz aylarda da A Kule'deki Rezidans ve Penthouse'larıyla LEED Gold sertifikası aldı.

LEED danışmanlığı Mimta EcoYapı tarafından gerçekleştirilen 42 Maslak 3. kez LEED sertifikası aldı. Rezidans ve Penthouse’larıyla A Kule, geçtiğimiz aylarda LEED Gold seviyesinde sertifika alarak sürdürülebilirlik konusundaki ciddiyetini bir kez daha belgelemiş oldu. Daha önce 42 Maslak Ofis 2 ve Ofis 3 Blokları LEED Platinum sertifikası almış ve Türkiye’nin ilk LEED Platinum sertifikalı ticari binaları olmuşlardı. Projelerinde enerji verimliliğine ve sürdürülebilir yaşamın geliştirilmesine dikkat çeken Bay İnşaat tarafından inşa edilen 42 Maslak’ın proje mimarı Chapman Taylor; ruhsat ve uygulama projesi ise Turgut Toydemir (Piramit Mimarlık)’e ait.
42 Maslak’ın arazisinin eski bir fabrika olması, sertifikasyon sürecinde Bay İnşaat’a ciddi bir avantaj sağlamış. Kentin ortasındaki bir fabrikanın yıkılıp son derece modern bir yaşam ve sanat merkezinin inşa edilmesiyle çevrenin niteliği değişmiş. Bay İnşaat, çevrenin altyapısını da belediyeye bırakmadan kendisi düzenlemiş. Yeni kanallar açılmış, ana sisteme bağlanmış. Binanın altına yüksek kapasiteli yağmur suyu tankları konulmuş ve öncesinde arazide yaşanan su taşkınları bir düzene alınmış.


42 Maslak’ın inşaa edildiği arazide daha önce bir fabrika varmış...

Güneş, kontrol altında
A Kule’nin dış cephelerinde yer alan güneş koruma elemanları ve pasif önlemlerle güneş kontrolü sağlanmış. Cephe camları ise güneş kontrolü açısından oldukça verimli olanlardan seçilmiş. Camların ışık geçirgenlikleri yüksek olmasına rağmen ısı geçirgenlikleri minimum düzeyde. Bu özel camların hem binanın enerji verimliliğine hem de bina kullanıcılarının konforuna büyük faydası oluyor. Ayrıca iç mekanda yansıtma özellikleri de çok düşük. Bina içindeki odaların yüksek tavanları gün ışığının içeriye alınmasına katkı sağlıyor. Otomatik açılıp kapanan pencereler, iç mekanlara taze hava almayı kolaylaştırıyor. Binanın enerji verimliliğini düşürmemesi açısından pencerelerin yarım açılır olmasına da dikkat edilmiş.
A Kule’de kapsamlı bir daire otomasyonu var. Fan-coil’ler veya aydınlatma gibi birimler hem dairelerin girişindeki panellerden hem de akıllı telefonlardan kontrol edilebiliyor. Bu da enerji verimliliği ve konfor sağlıyor. Yapılan enerji modellemesiyle bütün mekanik sistemlerin ısıtma, soğutma, havalandırma ekipmanları optimum düzeyde seçilmiş. Enerji modellemesinden hem ekipman seçiminde hem kapasiteye karar verilmesinde çok faydalanılmış. Tüm ısıtma ve soğutma ekipmanlarını denetleyen bir otomasyon sistemi mevcut. Her ekipmanın harcadığı enerji ve verimlilik performansı takip ediliyor. Bu, işletme maliyetlerinin düşürülmesi ve enerji verimliliği açısından büyük fayda sağlıyor. Daha sessiz olması nedeniyle ısıtma ve soğutmada 4 borulu fan-coil sistemi tercih edilmiş.



Yeşil alan on kat daha fazla
Binadaki asansörler yüksek hızlı ve hareket esnasında bir miktar enerji üretiyorlar. Binanın ve peyzajın tüm aydınlatmaları LED armatürlerle yapılmış. Ofislerde ve konutlarda gün ışığı sensörleri bulunuyor. Ayrıca rezidansta kullanılan malzemelerde estetik haricinde mümkün olduğunca yerel malzeme kullanılmaya çalışılmış. İthal malzemede de geri dönüştürülmüş içeriğinin olmasına dikkat edilmiş. Yapı kimyasalları ve boyada da VOC oranı düşük olanlar tercih edilmiş. 42 Maslak’ın diğer bir sürdürülebilir özelliği ise eski fabrika alanıyla karşılaştırıldığında on kat daha fazla yeşil alana sahip olması...

Projeyle ilgili ayrıntılı bilgiyi ise Bay İnşaat Şantiye Şefi Yardımcısı Erdem Vardar ve Mimta EcoYapı Yönetici Ortağı Arda Moltay’dan aldık.

Yeşil Bina: 42 Maslak ile ilgili genel bir bilgi alabilir miyiz?

Erdem Vardar: İnşaat alanı yaklaşık 250 bin m2 olan 42 Maslak, LEED Platinum alan Ofis 2 ve Ofis 3 ismini verdiğimiz yatay binalar ile iki tane 42 katlı kuleden oluşuyor. İstanbul’un ve dünyanın yakından takip edeceği bir sanat merkezi olmaya hazırlanan 42 Maslak’ın 42 katlı iki kulesinde tamamı balkonlu 442 adet rezidans mevcut. Geçtiğimiz aylarda yapımı biten ve yaşamın başladığı A Kule’nin ardından yine LEED Gold’un hedeflendiği B Kule’yi de bitirmek üzereyiz. AVM kısmını ise önümüzdeki aylarda tamamlayacağız.


Bay İnşaat Şantiye Şefi Yardımcısı Erdem Vardar

Yeşil Bina: 42 Maslak’a neden Yeşil Bina sertifikası alma ihtiyacı duydunuz?

Erdem Vardar: Bay İnşaat olarak sürdürülebilirliğe önem veren bir firmayız. 42 Maslak için öngördüğümüz unsurlar zaten LEED sertifikası için uyumluydu. Yani LEED’de talep edilen sürdürülebilir unsurlar, projenin tasarım aşamasında dikkat ettiğimiz konulardı. Ayrıca son yıllarda Türkiye’de Yeşil Bina sertifikaları hem yurtdışından gelen alıcılar, hem de Türkiye’deki bireysel alıcılar tarafından talep edilmeye başlandı. Biz de mevcut kalite standartlarımızı sertifikalandırmak istedik. Sertifika alırken fazladan bir çaba göstermediğimizi söyleyebilirim. Yaklaşımımızın, Yeşil Bina sertifikası talepleriyle örtüştüğünü görmek bizleri gururlandırdı. Özellikle yurtiçi ve yurtdışı kiracıların enerji verimliliğiyle, sürdürülebilirlikle ilgili taleplerini karşılayabiliyor olmak bizleri mutlu ediyor. 42 Maslak’ın özellikle ticari ofislerinin Platinum sertifikası alması, gayrimenkul sektöründe de çıtayı yükseltti.

Yeşil Bina: Zorlandığınız bir süreç oldu mu?

Erdem Vardar: Bizi biraz yerli tedarikçi ve taşeronlarımızın Yeşil Bina sertifikasyon sürecine alışkın olmamaları zorladı. Zaten Türkiye’de dokümantasyona gerekli önemi vermemek genel bir sorun. Yeşil Bina sertifikasyonları son yıllarda bu kadar yaygınlaşmasına rağmen yine de sektörün inanılmaz bir bilgi eksikliği söz konusu. Bununla birlikte kurumsal şirketlerle biraz daha sorunsuz çalışabildiğimizi söylemeliyim.

Yeşil Bina
: 42 Maslak’ın sizce sürdürülebilirlik açısından en önemli özelliği neydi?

Erdem Vardar: Eski bir fabrikanın yıkılıp, arazinin bir yaşam alanına dönüştürülmesi ve çevrenin niteliğinin değiştirilmesi, bizce 42 Maslak’ın en önemli özelliği. Ayrıca İstanbul’da bu ölçekteki projeler arasında aidatları en düşük projelerden birisi oldu.

Mimta EcoYapı Yönetici Ortağı Arda Moltay:
“42 Maslak Türkiye’de Yeni Bir Sayfa Açtı”




Yeşil Bina: 42 Maslak projesinin gelişimini özetleyebilir misiniz?

Arda Moltay: Biz 42 Maslak projesine 2011 senesinde dahil olduk. Hafriyat ve iksa çalışmaları yeni başlamıştı. O zamanlar Türkiye’de LEED sertifikası çok bilinmiyordu, ancak Bay İnşaat’tan Taner Tombuloğlu bu sertifikayı hedeflerine koyduklarını belirtmişti. Bu tür çok parçalı karma projelerde LEED sertifikasyonu işverenler için akıl karıştırıcı olabiliyor, çünkü esasında birden fazla sertifika başvurusu söz konusu. 42 Maslak’ta baktığımız zaman 2 ofis binası ve 2 konut binası var. Taner Bey ile 4 binaya da sertifika başvurusu yapılması, aksi takdirde projenin tamamının LEED sertifikalı olduğunu iddia etmenin doğru olmayacağı konusunda mutabık kaldık. Böyle dev bir projede süreçleri çok iyi yönetmek gerekiyor, hele LEED Platin gibi sertifika hedefleri olduğu durumlarda. Bu nedenle 2011 senesinde yaptığımız hazırlıkların bugün de bize yol gösterdiğini görerek seviniyoruz. Zaten projeye dahil olmamızla birlikte hemen ofis binaları için LEED Core and Shell (CS) Precertification başvurusu yapıldı ve alındı. Bunlar Türkiye’deki ilk LEED ön sertifikalarıdır. Devamında 2013 senesinde Ofis 2, 2014 senesinde Ofis 3 ve 2015 senesinde Kule A’nın sertifikasyonları gerçekleşti. Yani aslında 42 Maslak projesinde şu ana kadar 5 sertifika alındı, Kule B’nin de tamamlanması ile bu sayı 6’ya çıkacak. Ofis 2 ve Ofis 3 LEED Platin sertifikası almışlardır ve Türkiye’deki LEED Platin sertifikalı ilk ticari gayrimenkul projeleridir. Kule A ise LEED Gold sertifikası aldı. 42 Maslak konut kısımları Türkiye’nin LEED sertifikalı en büyük konut projesi. 
Proje zaten Bay İnşaat’ın sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı sayesinde LEED’in birçok kriterini baştan sağlıyordu. Burada mekanik proje müellifi Kani Korkmaz’ın da sürece çok önemli katkıları oldu, nitekim biz daha enerji modellemesi çalışmalarını tamamlamadan kendisi en maliyet verimli çözümlerin ne olduğu konusunda bize doğru yolu göstermişti. Biz enerji modellemesinden işverenin satın alma sürecinde faydalanmasını sağladık. 2-3 farklı marka arasında satın alma kararı verilirken sadece fiyat, garanti, marka vs. gibi faktörler değil, işletme maliyetleri de göz önüne alındı. Bu noktada bazı ekipman üreticileri ne yazık ki yeterli veriyi sağlayamadıkları için sınıfta kaldılar.
Süreç boyunca gerek Chapman Taylor’ın, gerek Piramit Mimarlık’ın, gerekse diğer danışmanların (cephe, rüzgar, altyapı vs.) çok büyük katkısı oldu. LEED kriterlerinin proje ekibi tarafından doğru yorumlanması bizim iş yükümüzü azaltıyor aslında. 5 senedir içinde olduğumuz bu projede her şey planlandığı gibi yürüdü.

Yeşil Bina: 42 Maslak projesinin Türkiye’deki Yeşil Binalar arasındaki yeri nedir?

Arda Moltay: Proje her konuda öncü bir proje. Sürdürülebilirlik anlamında da bırakın Türkiye’yi, ABD’de bile benzer projelere fark atacaktır. 42 Maslak konut kuleleri bugün dünyada inşa edilen en yüksek sürdürülebilirlik değerlendirmesine sahip yüksek konut binaları ile aynı özelliklere sahip. Ofis binalarının ise LEED Platin sertifikasyonu hangi noktada olduğunu gösteriyor. Açıkçası Türkiye’de konut üretimi anlamında çok başarılı projeler yapılmakla beraber estetik ve kullanılan mutfak/mobilya malzemeleri gibi konular çok daha fazla öne plana çıkıyor. Alıcılar kendi kullanımları için düşündükleri konutlarda bu gibi özelliklere önem veriyorlar. Binanın teknik altyapısı, insan sağlığına etkisi, iç ortam konforu, enerji ve su tüketimi gibi performansı ilgilendiren konularda hangi noktada olduğunu ise alıcıların değerlendirme imkanı olmuyor, bina üretenler de bu konularda farkındalık yaratacak iletişim süreçleri oluşturmuyorlar. 42 Maslak projesi bu anlamda Türkiye’de yeni bir sayfa açan bir proje, çünkü teknik donanım ve sürdürülebilirlik inovasyonları açısından şu anda eşi yok. 

Yeşil Bina: Yeşil Binalar ile ilgili olarak Mimta EcoYapı’nın başka hangi çalışmaları var?

Arda Moltay: Türkiye ve diğer komşu ülkelerde devam eden projelerimiz mevcut. Bunun yanında 2016 senesi ile birlikte ABD’de bazı önemli projelerde danışmanlık hizmeti vermeye başladık. Bu, Türkiye Yeşil Bina sektörü açısından çok önemli bir gelişme bizce. Nitekim Türkiye’deki uzmanlar LEED’in anavatanı Amerika’da iş yapabilir durumdalar. Ek olarak turizm sektörüne hem işlemekte olan otellere, hem de yeni inşa edilecek olanlara Earthcheck sertifikasyonu konusunda hizmetler vermeye başladık. Turizm sektöründe sürdürülebilirlik çok önemli bir konu, bu sektörde LEED ve BREEAM danışmanlığı sürdürdüğümüz başka işlerimiz de var. Mimta EcoYapı’nın kardeş kuruluşu olan MimtaSolar ile binalara yönelik fotovoltaik sistem planlama ve taahhüt hizmetlerimiz devam ediyor. Ayrıca MimtaLight markası altında yüksek enerji verimli iç mekan aydınlatma armatürleri üretimini yeni bir iş kolu olarak geliştiriyoruz.

 


İlginizi çekebilir...

Yüksek Performanslı Bir Yeşil Bina: İzmir Ticaret Odası Yeni Hizmet Binası

Yüksek performanslı yeşil binaların yaşam döngüsü, bina duvarlarını aşan, şehir planlamasını, toplumu ve saha planlamasını içeren genis kapsamlı, bina...
24 Ekim 2018

Türkiye'nin ilk Dikey Ormanı GREENOX, Türkiye'nin ilk EDGE Sertifikalı Projesi Oldu

GREENOX, Edge sertifika sürecini Turkeco'nun danışmanlığında başarıyla tamamladı....
4 Temmuz 2018

LEED Gold Sertifikalı BASF Merkez Ofisi

Sürdürülebilir strateji ve çözümlerin uygulandığı BASF Merkez Ofisi'nde birçok çevre dostu özellik proje tasarımına ve inşaatına entegre edilmiş....
4 Temmuz 2018

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.