E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
DOĞAL ENERJİ
VIESSMANN
ALTENSİS

Doğal Jeotermal'de Yapılanma Devam Ediyor

Doğal Jeotermal'de Yapılanma Devam Ediyor

6 Mart 2018 Salı / 22:10 | HABER/RÖPORTAJ
47. Sayı (Ocak-Şubat 2018)
384 kez okundu

Doğal Jeotermal Enerji Sistemleri’nin yeni bir yapılanma içerisinde olduğunu belirten şirketin Kurucu Üyesi H. Emin Ergüven, çalışmalarına ilişkin şu bilgilendirmelerde bulunuyor: “2017 senesinde başladığımız yeni yapılanmanın sebebi, Doğal Jeotermal’i daha da büyütmek ve bilinirliğini artırmaktı. Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Ortadoğu’da exclusive distribütörlüğümüz var. Bünyemizde Nibe, Water Furnace, Gulberg&Johnson ve Phnix-Djes markaları bulunuyor. Yine 2017’de Esbe Otomasyon da bünyemize dahil oldu. Yakın zamanda ofisimizi Ataşehir’deki yeni binamıza taşıdık. Bu binamız 3 bin 500 m2 ve daha büyük bir ofis. Bu yatırımımızla birlikte Nibe daha çok atağa kalkacak ve firmamızın bilinirliği artacak. Ayrıca daha fazla büyük projelere imza atmayı planlıyoruz”.

YETMİŞE YAKIN BAYİİMİZ VE SERVİSLERİMİZ VAR

Üstlendikleri projelerle ilgili de bilgiler veren H. Emin Ergüven, “Sivas’ta toprak kaynaklı Gökova Medrese projesini bitirdik. Ankara’da Sincan Kadastro Binası’nı yapıyoruz. Bodrum’da yeni bir otel projesine başlamak üzereyiz. İzmir’de hayvancılık ve sera projesi yapıyoruz. İstanbul Fenerbahçe’de bir apartman projesi yaptık. Şu anda Bağdat Caddesi’nde iki tane daha projeye başlamak üzereyiz. Apartman projeleri genelde su ve hava kaynaklı oluyor. Bayi yapılanmamız çok büyüdü. Türkiye’de yetmişe yakın bayiimiz ve servislerimiz var. Bunun içinde Lübnan, Ürdün ve Kıbrıs da bulunuyor. Lübnan’daki bayimizle birlikte NATO’ya 50 bin m2lik ismi Medrar Hospital olan bir hastane yaptık. Ürdün’de toprak kaynaklı üç üniversite bitirdik. Kıbrıs’taki çalışmalarımız da çok iyi gidiyor. Tabii Kıbrıs’ta daha çok bireysel projeler yapılıyor. Yapılanmamızı merkezin kontrolü altında tutarak, Türkiye’nin genelinde yetmişe yakın bayi ve kırka yakın servisimizle çok ciddi bir yapılanma içindeyiz. Onlar da
çok ciddi projeler yapıyorlar. Bodrum’daki Titanic Oteli’nin sıcak su teminini gerçekleştirdik. Türkiye’de 6 bine yakın referansımız var. Manisa’da 66 tane bireysel ve ısı pompalı daire yaptık. Şu anda Çeşme ve Urla çevresinde yürüttüğümüz projeler bulunuyor. Dolayısıyla yaptığımız proje sayısı çok fazla” ifadelerini kullanıyor.

PROJELERE “BÜTÇE” KARAR VERİYOR

Projelerini toprak, su ve hava şeklinde gerçekleştirdiklerini belirten H. Emin Ergüven, projede hangi enerji sisteminin kullanılacağına karar verilmesinde nelerin etkili olduğunu ise şöyle özetliyor: “Birincisi ‘bütçe’... Çünkü en pahalı yatırım toprak. Su ve hava, topraktan sonra geliyor. Hava en düşük bütçeye sahip. Su, önemli ancak bölgede sondaj yaparken su olması gerekiyor. Yoksa suyu kullanamıyorsunuz. Toprağı her şekilde kullanabiliyorsunuz. Havayı da kullanabiliyorsunuz. Mesela Kayseri’de 54 daireli yeni bir apartman bitirdik. Bu projemiz hava kaynaklıydı. Kayseri’deki diğer projelerimiz de hava kaynaklıydı. Yani projelerimize bütçe karar veriyor. Özel sektörde özellikle müteahhitler, projeleri kat karşılığı aldılarsa toprak kaynaklı olması çok ciddi bir rakama mal oluyor. Toprak kaynaklı bir projenin en önemli avantajı enerji tasarrufu. Toprak altında yaptığımız yatırım, yüz sene yaşıyor. Bina içinde yaptığımız bir yatırımın bakımları, düzgün giderse 35-40 sene yaşıyor. Yani yüzde 70-80’e yakın tasarruf elde ediyoruz. Toprak altından alınan ısı veya diğer etkenler hesaplandığı zaman ortaya çok ciddi bir tasarruf çıkıyor. Su projelerinin tasarrufu da yüksek. Ama bölgede su varsa oluyor. Fenerbahçe’deki projemizde yüz metrede suyu bulduk. Suyu alıp sadece ısısını transfer ediyoruz. Suyu tekrar toprak altına geri gönderiyoruz. Suyu kirletmiyoruz. Enerji Yasası’nda suyun kullanabileceği belirtiliyor ama suyu çekip logara atıyorsan o zaman kirletmiş oluyorsun ve belediye tarafından su sayacı takılıyor. Hava ise Türkiye’de çok kullanılan bir sistem. 2004 yılından itibaren Türkiye’de çok yayıldı. Nitekim klimanın daha gelişmiş bir versiyonu. Ve bina tarafında sadece suyu çeviriyorsunuz. Tek bir sistemden ısıtma ve soğutma yapılıyor, ayrıca sıcak su da sağlanabiliyor. Hatta havuz suyu ısıtması bile var. Türkiye’de maalesef açık havuzlar villa ve sitelerde çok kullanılmıyor. Havuzu seyretmek üzere süs havuzu olarak görüyoruz. Halbuki havuzlar geçiş dönemlerinde veya üstü kapatıldığında kışın ısıtılarak daha çok kullanılabilir”.

SİSTEMLERİMİZDE DOĞALGAZA GÖRE YÜZDE 50 TASARRUF VAR

Doğal Jeotermal’in havuzlar için sunduğu çözüm önerilerini örneklendiren H. Emin Ergüven, “Bizim sistemlerimizde doğalgaza göre yüzde 50 gibi bir tasarruf var. Bunlar çok yüksek ısı transferi yapan ısı pompaları değil. Bunlar en fazla 40 derecelik bir ısıyı üretebilir ve bu ısıda havuz suyu ısıtılmasında yeterli kalıyor. Ama biz havuzu rahatlıkla belli geçiş dönemlerinde havuzun korumasını gözönünde tutarak, her zaman 27-28 derecede koruyabiliriz. Örneğin Adana’da Baysaş’ı yaptık. Bursa’da yedi proje bitirdik. Mardin’de sauna, hamam ve kapalı havuz ısıttık. Bartın’da aqua park yaptık. Aqua parkın suyunun tamamını biz ısıtıyoruz. Bartın’da Gullberg&Jansson ve Phnix Djes gibi markalarımız çalışıyor. Aqua park, 1000 m3lük büyüklüğe sahip bir projeydi. Ayrıca, Bartın’da Bahçeşehir Koleji projesini yaptık. Adana’da Bahçeşehir Koleji’nde uygulamalarımız oldu” ifadelerini kullanıyor.

DAHA ÇOK ISI POMPASI SATMAK İSTİYORUZ

Önümüzdeki sürece ilişkin plan ve hedeflerinden de bahseden H. Emin Ergüven, şu cümleleri kuruyor: “Hedefimiz tabii ki daha çok ısı pompası satmak. Türkiye bu konuda iyi bir yolda ilerliyor. Çünkü biz 1997 yılında ısı pompalarını getirdiğimizde, yılda 2 veya 3 proje zor yapıyorduk. Şimdi yılda 40 bin tane ısı pompası satılıyor. Türkiye’nin potansiyelinin yakın zaman içinde 100-120 bin gibi rakamlara çıkacağına inanıyoruz. 80 milyon nüfus ve yüzde 14’e yakın yeni inşaat yapılanması var. Özellikle havuzlar kuzeye bakıyor, halbuki güneye bakması lazım. Kuzeye baktığı için akşam güneşini alamıyor. İstanbul’da bile özellikle Dragos bölgesinde buna çok fazla şahit olduk. Havuzlar saat 14.00’ten sonra serin oluyor. Serin olması nedeniyle özellikle üşüdükleri için çocuklar havuza girmiyor. Ankara’da İller Bankası’nın hazırlamış olduğu bir konferansta ısı pompalarını anlattım. Orada gördüm ki, artık bütün toplu konutlar yasaya giriyor. Toplu konutlar artık ısı pompası kullanacak. Bütün büyük müteahhitler ısı pompalarını biliyor. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise ısı pompalarının çok yaygın olduğunu görüyoruz. Orada büyük müteahhit grupları bir proje yapacağı zaman muhakkak bir ısı pompası kullanıyor. Bütün bunları göz önünde tutarsak, 2018 yılının bir aksilik olmaza 2016 ve 2017’ye göre çok daha yüksek bir performans göstereceğine inanıyorum. Bugüne kadar yaptığımız ciroları yüzde 50 aşacağımıza inanıyorum”. 

ŞUBAT’TA YENİ BİR MAKİNE DAHA...

Nibe’nin dünyada devasa bir şekilde büyüdüğüne vurgu yapan H. Emin Ergüven, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Tahminime göre 8 milyar euro ciro yapıyor. Climate Master, Water Furnace ve Enetech gibi firmaları satın alıp ABD pazarına girdi. ABD pazarına girdiğiniz zaman Kanada pazarına da girmiş oluyorsunuz. Kanada’ya girdiğin zaman Kore pazarına da giriyorsun. Kore’ye girdiğiniz zaman Avustralya pazarına da giriyorsunuz. ABD pazarına girdiğin zaman Güney Amerika bandı var. Nibe’nin 2017 yılında çalışmalarına başladığı, ancak 2018 yılında daha çok sansasyon oluşturacak olan en önemli ürünü Emmy paketi. Bu ürün çok ses getirecek. Nibe F2120 diye bir seri çıkardı. Bu ürün -25 derecede çalışıyor ve 65 derece sıcak su veriyor. Bu ürün daha önce vardı ancak ürünün içerisine soğutmayı da koydu. Çok yüksek verimli bir makine. Bütün bu makineleri tek bir otomasyondan yönetebiliyoruz. Otomasyona uplink koyabiliyoruz, uplinkle bütün makineleri telefondan takip edebiliyoruz. Nibe F2120’nin devamı olarak şubat ayında yeni bir makinemiz daha çıkıyor, 50 kilowat ve 6 adet kaskad yaparak tek bir otomasyonla 300 kW gücü yönetebiliyoruz. Bu çok yüksek performansla 65 derece sıcak su veren bir makine. Isıtma, soğutma ve sıcak su birarada bulunuyor. Bu ürün de çok ses getirecek. Bunun yanında Water Furnace, ABD menşei ürünümüz. Bu ürünle çok fazla bir çalışma yapamadık. Sadece Ankara’da küçük bir AVM konsepti yaptık, bu da çok ses getirecek bir ürün yelpazesi. AVM ve yüksek katlı projelerde kullanılması gereken ürünler olduğu için bu ürünlerle projelere girmeye başlayacağız. Toprak kaynaklı makinelerde de ısı pompalarında da Nibe çok ciddi bir kalkış yaptı, invertör segmentine girdi. Tabii biraz teknik oluyor ama invertör makinenin kendi performansına göre küçülüp büyümesini sağlıyor. Buna göre de enerji tasarrufunu çok ciddi bir şekilde artırıyor. Bütün bunlar da minimum harcamalarla gerçekleşiyor. Dolayısıyla yeni ürünlerimiz geliyor ve bunlar çok ses getirecek”.