Yeşil Otel

Yeşil bir Otel: Crowne Plaza Kopenhag Kuleleri

Danimarka'da, Grundfos Ticari Bina Servisleri Uygulama Müdürü Jens Nørgaard eşliğinde gezme fırsatı bulduğumuz Yeni Crowne Plaza Kopenhag Kuleleri'nin tasarımında sürdürülebilirlik ön planda tutulmuş. Otel, Avrupa Birliği Yeşil Bina Programı (EU Green Building Programme) standartlarına uyan ilk otellerden birisi ve enerji verimliliği ile çevre konusunda dünyadaki çoğu otelin birkaç adım önünde... Akifer Termal Enerji Deposu ve cephenin büyük bölümünü kaplayan fotovoltaik paneller, binada dikkat çeken en önemli unsurlar...
Kopenhag Crowne Plaza misafir konforu, hizmet, konferans tesisleri gibi konularda uluslararası standartta lüks bir otel. 85 metre uzunluğundaki otele dışarıdan bakınca “yeşil” bir özelliği yok gibi gözükse de parlak cephesinin ardında sürdürülebilirlik ve düşük enerji tüketimi konusunda yeni standartlar yaratan bir bina var. Bu otel, konfor ve sürdürülebilir çözümlerin gerçekten birarada olabileceğini kanıtlıyor.

Yenilikçi Enerji Çözümleri
Otelde, enerji tüketimi ve CO2 emisyonunu en düşük seviyeye indirmek amacıyla binanın her bölgesinde en yenilikçi enerji teknolojilerinin kullanılması için ısrarcı olunmuş.
Crowne Plaza’nın bodrumunda dünyanın en gelişmiş ATES (Akifer Termal Enerji Deposu-Aquafer Thermal Energy Storage) sistemi bulunuyor. Bu sistem ile yazın misafir odaları soğuk yeraltı suları ile soğutuluyor. Bu işlemden elde edilen ısı depolanarak kışın ısıtma için kullanılıyor. 

Değişken hava debili (VAV) havalandırma sistemi ile misafir odaları, lobi ve konferans tesislerinin birbirinden bağımsız ve sadece ihtiyaç kadar ısıtılması, soğutulması ve havalandırılması sağlanıyor. 
ATES ve VAV sistemlerinin entegrasyonu sayesinde ısıtma, soğutma ve havalandırma maliyeti diğer otellerden çok daha düşük oluyor. Sistem, 4.1 MW soğutma ve 2.4 MW ısıtma sağlıyor. 
2009’da hizmete giren otel şimdiden birçok ödül alarak takdir kazanmış. En son SKAL International EcoTourism organizasyonunda “Dünyanın En Yeşil Oteli” olarak ödüllendirilmiş.  


Akifer Termal Enerji Deposu (ATES) ile Isıtma ve Soğutma
Kopenhag Kulesi’nin enerji verimliliğindeki üstün başarısının nedenini görmek için yeraltına inilmesi gerekiyor. Burada, Akifer Termal Enerji Deposu (ATES) sistemi yüksek performanslı HVAC için ısıtma ve soğutma sağlıyor. Bu sistem Danimarka’nın ilk yeraltı suyu kaynaklı ısıtma ve soğutma sistemlerinden birisi. Otelin ısıtma, soğutma, havalandırma ve sıcak su ihtiyacını içeren toplam yıllık enerji tüketimi oldukça dikkat çekici bir şekilde metrekare başına sadece 51 kWh. ATES sistemi için yapılan ön yatırım maliyeti kendini gerçekten çıkarıyor. ATES yatırımının geri dönüş süresi sadece 6 ila 7 yıl olarak hesaplanmış. 

Yaz Boyunca Soğutma Modu
8°C sıcaklığındaki bir kuyudan çıkartılan soğuk yeraltı suyu, bir eşanjör vasıtasıyla otelin hidronik iklimlendirme sistem suyunu soğutuyor. Bu proses sonucunda yeraltı suyu ısınıyor ve akiferde bulunan sıcak bir kuyuya geri veriliyor. Sıcak kuyu ve çevresi soğutma modunda yaklaşık 16 °C’ye kadar ısınıyor. 
Bu proses esnasında aktif soğutmaya ihtiyaç duyulmuyor. COP değeri 41’e kadar çıkıyor. “Serbest Soğutma” (Free Cooling) prosesi binanın toplam soğutma ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayabiliyor. Yüzde 60-100 arası pik yükleri ise soğutkan olarak amonyak kullanan iki soğutucu cihaz (chiller) karşılıyor. Soğutucunun kondensöründen elde edilen atık ısı ise sıcak kuyuda depolanıyor. Akış yönünü değiştirerek kışın ısıtma modunda depolanmış sıcak yeraltı suyunu kullanmak bu sayede mümkün oluyor.  

Kış Boyunca Isıtma Modu
Isıtma sezonunda soğutucu (chiller), bir ısı pompasına dönüşüyor. Soğutma sezonu sonunda sıcak kuyuda biriken sıcak yeraltı suyundan kışın bu ısı pompası ile faydalanılıyor.
Isıtma sonucu tekrar soğuyan yeraltı suyu akiferin soğuk kuyusuna geri veriliyor. Geri verilen su, yeraltı suyunun doğal sıcaklığına yakın bir sıcaklıkta olması gerekiyor. Isı pompası sisteminde yüksek COP değerleri elde etmek için hidronik ısıtma sistemi akış sıcaklığı 60°C, geri dönüş sıcaklığı ise 30°C olan düşük sıcaklıklı bir sistem olarak tasarlanmış. 

Oldukça Kompakt Ölçüler
ATES sistemi son derece kompakt tasarlanmış. Dağıtım ekipmanı hariç bütün sistem sadece 8x10 metre yer kaplıyor. 
Enerji tasarrufunu arttırmak ve yüksek ısıtma sıcaklıklarına ulaşmak amacıyla soğutucu olarak amonyak kullanılmış. Ayrıca soğutma üniteleri, frekans konvertörü ve açık ekonomizör uygulamaları ile en iyi hale getirilmiş.
ATES sistemi tam bir ısıtma ve soğutma döngüsü sonunda termal denge kurmak zorunda. Eğer ısıtma sezonu sonunda sıcak kuyuda kullanılmayacak fazla ısı birikirse bu ısı yedek bir soğutma kulesi ile atılıyor.  
Pik yük ve sıcak kuyu sıcaklığının doğal akifer sıcaklığına yakın bir seviyeye düştüğü durumlarda hazır durumda bekleyen başka bir ısıtma kaynağı kullanılabiliyor. Bu ek kaynak bölgesel merkezi ısıtma sistemidir.  

Yeraltı Su Kuyuları
Her biri saatte 80 m³ su sağlayan, 110 metre derinliğinde üçü soğuk, üçü sıcak olmak üzere altı kuyu tasarlanmış. En üst 20 metre kum, çakıl ve büyük taşlardan oluşuyor, ardından önemli miktarda yeraltı suyu içermeyen görece yoğun kireç taşı başlıyor. Yaklaşık 40 metreden sonra bryozokalk tipi çatlaklı kireç taşı bulunuyor.  
Kuyu, ilk 40 metrede sabit ve kapalı beton bir boru olarak toprak ve kireçtaşı katmanları içine yerleştirilmiş. 40 ve 100 metre arasında ise çatlak kireç taşı katmanı içinde açık kuyu olarak tasarlanmış. Kuyular binanın iki bodrum katında bulunuyor. Bodrum seviyesinde kuyular artezyen.

Ana Hatlarıyla ATES Sistemi
- Sadece yeraltı suyu kullanarak soğutma kapasitesi: 2.1 MW, 12/18 °C, COP: 41
- Yeraltı suyu ve soğutma grubu beraber soğutma kapasitesi: 4.1 MW, 12/18 °C, COP: 14 Isıtma kapasitesi:  2.4 MW, 60/30 °C, COP: 4.0.
- Soğutucular: Amonyak (NH3) kullanan soğutucular, değişken hızlı vidalı kompresörler ile plaka tip evaporatör ve kondensör ve yağ ayrıştırıcısı

Sistem Boyunca Frekans Konvertörleri 
İki soğutucu ünite, frekans kontrollü vidalı kompresörler ile kullanılıyor. Bu sayede soğutucular gerçek yüke göre kapasiteyi ayarlayarak aynı verimlilikle çalışıyor. Soğutucular nadiren tam kapasite çalışıyor ve her görev noktasında verimliliğin yüksek olması önemli. 
Hem ATES sistemi hem de hidronik iklimlendirme ve ısıtma sistemlerinde bulunan yeraltı su pompaları ve diğer bütün pompalar, akış ihtiyacındaki farklılıklara adapte olabilmesi amacıyla frekans konvertörlü olarak tasarlanmış. Frekans konvertörleri hem dahili hem de harici olarak bulunuyor.   


Üç Cephede Güneş Pilleri
Kopenhag Kuleleri’nin güneş alan bütün cephelerinde ultra ince, ileri teknoloji solar hücre panelleri yerleştirilmiş. Yıllık 200,000 kWh’ten daha çok enerji üreten bu yerleşim Kuzey Avrupa’nın en büyük özel güneş paneli sistemini oluşturuyor. Bu sistem otelin yıllık enerji ihtiyacının yüzde 15’ini karşılıyor. Solar hücrelerin toplam kapasitesi 270 kW. Geri kalan yüzde 85 için rüzgar santrallerinden üretilen yeşil enerji satın alınıyor. 
 
Daha Çok Yeşil
CO2 emisyonlarını olabildiğince azaltmak ve otelin sürdürülebilirlik hedefini kesinleştirmek amacıyla daha farklı girişimlerde de bulunulmuş.
• Misafirlerin, otelin yeşil profili tam anlamıyla hissetmeleri sağlanmış. Şampuan şişesinden diş fırçasına kadar her şey mısır ve patates nişastasından yapılmış. Devrim niteliğindeki bu organik malzeme plastik gibi gözüküyor fakat tamamen geri dönüştürülebilir ve doğada kendiliğinden çözünebilir bir malzeme. Tabii ki hiçbir ürün paraben ya da alerjik maddeler içermiyor. 
• Otel bilgi formları ve benzer basılı ürünlerin tamamı iptal edilmiş. Otel ile ilgili bütün bilgiler artık elektronik olarak web sitelerine benzer bir şekilde interaktif ekran bilgi sistemi üzerinden veriliyor. 
• Otel bilgi işlem altyapısında kullanılan bütün elemanlar -anahtarlar, yönlendiriciler, erişim noktaları, bilgisayarlar- enerji tüketimi ve geri dönüştürülebilir özellikleri, hatta paketlemesi de dikkate alınarak seçilmiş. 
• Mutfakta mümkün olduğunca en son ateşleme teknolojisi kullanılmış. Ateşleme teknolojisi, sık açma ve kapamalarda, hızlı ve sadece gerektiği zaman ısıtma yapıldığı durumlarda önemini gösteriyor. Bu sayede mutfaktaki ısı kaybı büyük ölçüde azalıyor.  
• Mutfaktan çıkan atıkların ele alınması da enerji ve çevre konusunda yapılan bir önemli yatırım. Otelin bütün yemek atıkları öğütülerek bodrum katta bir tank içerisinde depolanıyor. Atık daha sonra bir biyogaz tesisine götürülüyor. Geri kalan artıklar ise tarım arazilerini gübrelemek amacıyla kullanılıyor. 
• Yemek malzeme teslimleri her gün ya da günde iki defa yerine sadece haftada üç gün yapılıyor. Bu sayede taşımadan ve paketlemeden kaynaklı karbon emisyonları azaltılıyor. Yemek malzemeleri mümkün olduğunca 300 kilometreden yakında bulunan sağlayıcılardan tedarik ediliyor. 
• Geleneksel şirket aracı çözümünden vazgeçilmiş. Crowne Plaza genelde satış ekibi tarafından kullanılan iki adet Citroen C1 elektrikli araç satın almış. Otel çalışanları için otopark ayrılmamış. Böylece çalışanların toplu taşıma kullanması teşvik ediliyor. 
• Bütün misafir odalarında değişken hava debili (VAV) havalandırma yapılıyor. Hava debisi sıcaklık ve kullanıma göre otomatik olarak ayarlanıyor. 


Binada Kullanılan Grundfos Ürünleri
Binanın iklimlendirme, ısıtma ve hidrofor için gereken bütün pompaları Grundfos tarafından sağlanmış. Aşağıdaki ürünler ise ATES sistemi için özel olarak tedarik edilmiş: 
• 3 adet NB 65 200/219 harici frekans konvertörlü sondan emişli pompa. Bina hidronik ısıtma sisteminin ana pompaları. 
• 3 adet NB 123 315/290 harici frekans konvertörlü sondan emişli pompa. Bina hidronik soğutma sisteminin ana pompaları.
• 2 adet NBE 65 250/254 harici frekans konvertörlü sondan emişli pompa. Bu pompalar soğutucuların kondensör döngüsünde bulunuyor. 
• 2 adet NBE 100 200/195 dahili frekans konvertörlü sondan emişli pompa. Bu pompalar soğutucuların evaporatör döngüsünde bulunuyor. 
• 1 adet TPE 80 340/4 dahili frekans konvertörlü sıra tipi pompa. Ana soğutma kulesi döngüsüne hizmet ediyor.
• 1 adet TPE 80 370/4 dahili frekans konvertörlü sıra tipi pompa. İkincil soğutma kulesi döngüsüne hizmet ediyor.


Geri
share on twitter share on facebook